www.adanagundemi.com, buyuksaat, buyuksaatgazetesi,
    Muhammet YILDIRIM
    my@yilsan.com
    “Babam Seyrediyor !”
    28/07/2018

    Bir Yudum Nefes

    “Babam Seyrediyor !”

     

    Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu.

    Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı. Genç, okulun futbol takımındaydı. Takımdaydı ama, ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği nedeniyle

    hocası ona bir turlu maçlarda görev vermiyordu. Bu yüzden, her maçta yedek kulübesinde oturuyordu.

    Buna rağmen, babası hiçbir maçı kaçırmaz ve hep ayağa kalkıp tezahürat yapardı.

     

    Liseye girdiğinde sınıfının yine en sıska öğrencisiydi gencimiz. Fakat babası onu hep futbol oynamaya teşvik etti, bununla birlikte,

    eğer istemezse oynamayabileceğini de belirtti. Delikanlı futbolu seviyordu ve takımda kalmaya karar verdi.

    Her idmanda elinden geleni yapıyor ve takımın as oyuncularından biri olmaya çalışıyordu. Bütün lise hayatı boyunca hiçbir idmanı veya maçı kaçırmadı.

    Ama sürekli yedek kulübesinde oturmaktan kurtulamadı. İnançlı babası ise her zamanki gibi tribünlerde yerini alıyor ve oğlunu destekleyici tezahüratlarda bulunmaya devam ediyordu.

     

    Genç, üniversiteye başladığında futbol onun için önemini Kaybetmeye yüz tuttu, ama yine de elinden geleni yaptı.

    Herkes onun okul takımına giremeyeceğinden emindiyse de, bunu başardı. Takımın antrenörü onu listeye dahil ettiğini,

    çünkü her idmana yüreğini koyduğunu ve takımın diğer üyelerini de şevke getirdiğini itiraf etti.

    Takıma girebildiği haberi onu o denli heyecanlandırdı ve sevindirdi ki, soluğu en yakın telefon kulübesinde aldı ve babasına müjdeyi verdi.

    Onun bu mutluluğunu paylaşan babası, kendisine maçların sezonluk biletlerini göndermesini istedi.

    Üniversitedeki dört yıl boyunca hiçbir idmanı kaçırmayan genç, ne yazık ki hiçbir maçta oynayamadı. Futbol sezonunun sonlarına doğru, büyük bir eleme maçının idmanı için sahaya çıkmaya hazırlanan gencin yanına, elinde bir telgrafla antrenörü geldi.

    Delikanlı telgrafı okuyunca ölüm sessizliğine büründü.

    Güçlükle yutkunarak hocasına şunları söyleyebildi: “Bu sabah babam ölmüş. İzninizle bugünkü idmana gelmesem?”

    Hocası kolunu şefkatle omzuna doladı ve “Bu hafta dinlen evlat” dedi, “Cumartesi günkü maça gelmeyi de aklından geçirme.” 

     

    Cumartesi geldi çattı, ama okul takımının durumu hiç de iyi değildi. Maçın sonlarına doğru, bir kişi soyunma odasına sessizce girdi,

    formasını ve futbol ayakkabılarını giyip sahanın kenarına çıktı. Babası ölen ufaklıktı bu! Antrenör ve oyuncular azimli arkadaşlarını bu kadar kısa sürede tekrar aralarında görmekten dolayı son derece şaşırmışlardı.

    Hocasının yanına giden genç “Lütfen izin verin oynayayım” dedi. “Bugün oynamak zorundayım.” Hocası önce onu duymamış gibi davrandı.

    Böylesine zor bir eleme maçında takımının en kötü oyuncusunu sahaya çıkarmasına imkan olmadığını düşünüyordu. Ama genç o kadar ısrar etti ki,

    sonunda ona acıyan hocası razı oldu:

    “Pekala, oyuna gire bilirsin.”

     

    Gencin oyuna girmesinin üstünden çok geçmemişti ki, hem hoca, hem oyuncular, hem de maçı izleyenler gördüklerine inanamadılar.

    Daha önce hiç oynamamış olan bu meçhul ufaklığın her hareketi harika, attığı her pas isabetliydi. Karşı takımın oyuncuları onu durduramıyordu.

    Koşuyor, pas veriyor, savunmaya yardım ediyor ve maçın yıldızı olarak parlıyordu. Sonunda, gencin takımı aradaki farkı kapattı, nihayet atılan bir golle de beraberliği yakaladı.

     

    Ve son saniyelerde ufaklık topu tek başına sürükleyip herkesi geçti ve galibiyet golünü attı. Maç bitmişti.

    Okulunun taraftarları sevinç çığlıkları atıyor, arkadaşları onu omuzlarında taşıyordu.

    Seyirciler tribünleri terk ettikten, oyuncular duşlarını alıp soyunma odasını boşalttıktan sonra, takımın hocası gencin köşede tek başına sessizce oturduğunu fark etti.

     

    Yanına gidip “Evlat, inanamıyorum. Bugün bir harikaydın” dedi. “Sana ne oldu, bunu nasıl yaptın, anlat bana!”

     

    Genç hocasına baktı, gözlerine yaşlar doldu ve şöyle dedi:

     

    “Babamın öldüğünü biliyorsunuz. Peki onun gözlerinin görmediğini biliyor muydunuz?”

    Delikanlı zorlukla yutkundu, gülümsemeye çalıştı:

    “Babam bütün maçlarıma geldi, çünkü görmediği halde beni desteklemek istiyordu. Ve ilk defa bugün beni oynarken görebilirdi.

    Ben de bu fırsatı kullanmak ve oynayabildiğimi ona göstermek istedim!”

     

     

    Unutma !   Yenildiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin…



    678 kez okundu. Yazarlar

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

    Yazarın diğer yazıları

    Yanlış Hesap Bağdat’an Döner - 25/02/2018
    .
    Hayvanada Adalet… İnsanada… - 23/12/2017
    .
    Bu da geçer Ya Hû - 16/12/2017
    .
    Terzi Kusto - 20/11/2017
    .
    Abdestsiz Nöbet Tutmam… - 12/08/2017
    .
    CENNET’ in Kapısı ; Yaprak Kuyusu - 30/07/2017
    .
    Hoş Bir Sada... - 24/06/2017
    .
    Yol Parası - 03/06/2017
    .
    İnsan Neden Bağırır ! ! ! - 27/05/2017
    .
     Devamı
    Köşe Yazıları
    Bekir Fevzi YILDIRIM
    DEVA İÇİN İYİ BİR BAŞLANGIÇ..

    Deklanşör Remzi -Yıldırım
    HAYAT PAHALI GELİR DÜŞÜK

    Hasan Çınar
    Bahçeden aldığımız portakal, mandalina vb. mahsülün zekatını vermemiz gerekir mi?

    Hüseyin ACARLAR
    ALLAH tan Rol Çalmaya Kalkana ALLAH’ın Va’di Haktır

    Kurtuluş KILINÇ
    SEYHAN ÇELİK NEDEN GİTTİ?

    Orhan Göktaş
    GELECEĞİN ÖĞRETMENİ

    Ramazan YÜKSEL
    Dağlara Buğdaylar Serpin!

    Talip Koktaş
    Krizden fırsat değil, fırsatçı doğdu!

    Vedat KAHYALAR
    TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÜSTÜNLÜĞÜ ÖNEMSENMİYOR MU?

    Mahmut ERASLAN
    Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

    Abdulaziz KIRANŞAL
    Çocuklarınızla imtihan edilmeye hazır mısınız?

    Abdurrahman Dilipak
    Biz bu kafayla!..

    Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
    Allah Korusun!

    Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
    Yüreğim yanıyor ...

    Hayrettin Karaman(Konuk Yazar)
    Sayın Başkanım (Mürsî)

    Osman Palamut
    Vatan ve Millet aşkı

    Dr.M.Zeki UYANIK
    İnanmak, Yaşamak ve Örnek olmak Sorumluluğu…

    Nurettin AYDIN
    Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”

    Sait Özdemir
    Yapacağınız şeyi söyleyin söylediğiniz şeyi de yapın

    İdris POLAT
    İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

    Battal Aslan
    KUL HAKKI..TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM HAKKI..NE OLA Kİ..!!

    Muhammet YILDIRIM
    “Babam Seyrediyor !”

    Adnan Kalkan
    Eğitimci Yazar Uzman Sosyolog Adnan Kalkan: Karma Eğitim Adaletsizliktir, Nesli Öğütüyor...

    Mehmet Ergin
    Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

    Recep Gündoğan
    ÇAKICI'NIN TEHDİT MEKTUBU ESKİ NORMALE DÖNÜŞÜN HABERCİSİ Mİ?

    Abdullah Sevim Kulfani
    Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

    Yavuz Topaloğlu
    KARACABEY TARIM İŞLETMESİNİN 700 YAŞINDA OLUŞU ve GIDA STRATEJİMİZ

    Mehmet Özler
    NE “MİLİTARİST” Mİ ?