• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Büyüksaat-Gazetesi-102221029841622/?ref=tn_tnmn
  • https://twitter.com/bfyildirim






 Adana Kıvanç Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu
















Ümre Döviz ve Altın  A.Ş.
Çoşkun Niziplioğlu
Son Fiyatı Bizden 
 Öğrenebilirsiniz
   0322 352 53 30
   0322 352 53 31

  






Abdulaziz KIRANŞAL
bfyildirim1@hotmail.com
Elitleşme ve bedevileşme krizleri geçiriyoruz
07/11/2019

Elitleşme ve bedevileşme krizleri geçiriyoruz.

Ahlakımızdan, adaletimizden, kardeşliğimizden, merhametimizden ve değerlerimizden her türlü tavizi verdiğimiz ama itibarımızdan zerrece taviz vermediğimiz bir Müslümanlık yaşıyoruz. Sadeliğin yerini gösterişin, mütevaziliğin yerini kibrin, nezaketin yerini kabalığın, samimiyetin yerini protokol kurallarının, kardeşliğin yerini menfaat hesaplarının aldığı bir dönemde imtihan oluyoruz…

Malda, makamda, lükste, konforda ve maddiyatta elitleşirken, ahlakta, kültürde, nezakette, merhamette ve insanlıkta büyük bir bedevileşme krizi yaşıyoruz. Gırtlağına kadar mala, makama, mevkiye ve paraya batmış Müslümanların tüm bu şaşanın ve gösterişin içinde nasıl da içten içe bir bedeviliği büyütüp beslediklerine şahitlik ettiğimiz, dünyayı değiştirmek için yola çıkan Müslümanların nasıl da dünyaya daldıklarına ve değiştiklerine hayret ettiğimiz dönemlerden geçiyoruz… Allah ondan razı olsun Hz. Ömer, daha göreve geldiği ilk gün bu sorunu tespit etmiş ve halka yaptığı konuşmasında, “Allah’a yemin olsun ki, sizden hiç kimseye, ‘Ömer göreve geldikten sonra değişti’ sözünü söyletmeyeceğim” diyerek malın, makamın, güç ve iktidarın kendisini asla değiştirmeyeceğine dair tarihi bir deklarasyon yayınlamıştı.

Ömer (r.a.) sözüne sadık kaldı. Değişmedi, elitleşme krizleri geçirmedi. Hz. Ali’nin (r.a.), “Halife Ömer’i (r.a.) Kâbe’yi tavaf ederken gördüm, elbisesinde birisi deri yama olmak üzere tam 12 yama vardı” sözü bu durumun en büyük şahididir.

O, halkın yiyemediği yemeği bana getirmeyin, onlar soğuk su bulamazlarsa bana da vermeyin dedi. Hizmetçileriyle aynı sofrayı paylaştı. Onlarla dertleşti, hasta olduklarında bizzat evlerine ziyarete gitti.

Asla halktan kopmadı.

Hz. Ömer (r.a) malına, makamına ve gücüne yaslanarak asla kabalaşmadı, merhametsizleşmedi ve bedevileşme krizleri de geçirmedi. Kudüs’ün anahtarlarını almaya giderken bile kibirlenmedi, egosuna yenilmedi. Yolda tek bir deveye kölesiyle birlikte sırayla binmekten gocunmadı. O mütevaziliği kuşandıkça Allah da dünyayı onun ayakları altına serdi.

Halkına ve valilerine sürekli nezaketi, mütevaziliği ve merhameti öğütledi. Gücü ve kuvveti, yüksek binalarda, lüks evlerde, dolgun maaşlarda değil, hakka bağlılıkta gördü. “Evlerinizi üç odadan fazla ve bir adam boyundan yüksek yapmayın ki dünyaya bağlanıp ahireti unutmayasınız. İktidarınız sürsün ve Allah size yardım etsin istiyorsanız sünnete sarılın! Sünnete sarılın ki, devletiniz baki kalsın” dedi.

Taktığı kravat iğnesi bilmem kaç asgari ücretlinin maaşıyken, tatilde harcadığı para birkaç gecekondu mahallesinin elektrik faturasını karşılarken, yediği serpme kahvaltı Suriyelilerin çadır kentlerinde dağıtılan erzaklardan daha fazlayken tasarruftan, mütevazilikten, Efendimizin açlıktan karnına bağladığı taştan falan bahsetmedi. Tüm bunları söylerken de söylediklerini uygulamanın cesareti ile söyledi. Bir ağacın altında toz toprak içinde uyurken bile Bizans’ın elçilerini titretti, imparatorlarının kalbine korku saldı.

Daha birkaç ay önce sıradan bir memur olduğunu unutup bir makama gelince ayak ayaküstüne atıp önüne geleni fırçalayan bürokrat karakterine bürünmedi, güç krizleri geçirmedi, parayı bulunca akrabalarını, dostlarını ve eski mahallesini terk etmedi. Aksine halife olduktan sonra bile mesai saati bitince geceleri, kimsesiz ve yaşlı kadınların evlerine gidip, hamurlarını yoğurdu, koyunlarını sağdı, onlar için sırtında un taşıdı.

Allah ondan razı olsun. Hz. Ömer’in şahsiyeti, bizim dünyaya, lükse ve konfora dalıp, halktan koparak geçirdiğimiz elitleşme krizlerimiz, mala ve makama yaslanıp, kabalaşarak ve merhametsizleşerek geçirdiğimiz bedevileşme krizlerimiz için en etkili reçetedir…




84 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ruhumuzu Kaybettik Çürüyoruz… - 19/07/2020
.
Müslüman Gençler İçin İki Nefis Terbiyesi Yöntemi - 16/07/2020
.
Bir Münafığın Anatomisi - 16/07/2020
.
Müslüman Gençler İçin İki Nefis Terbiyesi Yöntemi - 16/07/2020
.
Müslüman Gençler İçin Siyaset Bildirgesi - 10/07/2020
.
Biz kulluğumuzu asla sadece camilere hapsetmeyeceğiz - 05/07/2020
Bizim kulluğumuz, asla sadece seccadelerin, rahlelerin, camilerin, Kur’an kurslarının, medreselerin, İmam hatip ve ilahiyatların sınırlarına hapsedilmiş bir kulluk değildir.
Aile Hayatınızı ve Çocuklarınızı Sosyal Medyaya Servis Etmeyin! - 28/06/2020
.
Allah adamı iddialarıyla imtihan eder - 21/06/2020
...
Biz kitabımızı ne hale getirdik böyle? - 19/06/2020
.
 Devamı
Köşe Yazıları
Bekir Fevzi YILDIRIM
Yatırım,Birlik,Beraberlik,Hoşgörü ve Yeni Bir başlangıç..

Hasan Çınar
Soru:Ayaklarımdaki rahatsızlığımdan dolayı doktorum varis çorabı giymemi söyledi. Bu çorabı çıkarma

Hüseyin Acarlar
Entelektüel –Aydın ve Münevver

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Talip Koktaş
Yatay özgürlükten dikey esarete

Deklanşör Remzi -Yıldırım
Birlik Beraberlik Deniyor, Aksini Yapanlar Kahrediyor ..!

Abdulaziz KIRANŞAL
Ruhumuzu Kaybettik Çürüyoruz…

Abdurrahman Dilipak
Biz bu kafayla!..

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Allah Korusun!

Faruk Beşer
Bir 28 Şubat saldırısının muhatabı olmak

Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
Yüreğim yanıyor ...

Hayrettin Karaman(Konuk Yazar)
Sayın Başkanım (Mürsî)

Fatma KIZILTAŞ
Vandalizme son vermeyen Beyaz adamların Siyah gözyaşı !

Osman Palamut
Vatan ve Millet aşkı

Dr.M.Zeki UYANIK
Ayasofya ve 15 Temmuz…

Nurettin AYDIN
Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”

Sait Özdemir
İsteklerimize sınır koymak..

İdris POLAT
İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

Muhammet Tunç
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Battal Aslan
ÖZEL SEKTÖR ..

Muhammet YILDIRIM
“Babam Seyrediyor !”

Adnan Kalkan
Eğitim Sorunlarımız

Mehmet Ergin
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Recep Gündoğan
ÖMÜR BOYU BAŞKANLIK REFERANDUMUNA DOĞRU (MU) GİDİYORUZ?

Vedat KAHYALAR
Adana O Eski Günlerini Arıyor.

Erdoğan Akın
Üşüyorsak Sebebi Var

Hasan DEMİR
#Yenizelanda #(Newzealand)

Abdullah Sevim Kulfani
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Yavuz Topaloğlu
İŞLETMELERDE KURUMSALLIK NASIL OLUR?

Mehmet Özler
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Mustafa Tekin KAYTANCI
Gerçek Dost ,Gerçek Arkadaş