www.adanagundemi.com, buyuksaat, buyuksaatgazetesi,
    Hüseyin ACARLAR
    huseyinacarlar@hotmail.com
    Gaz ve Gaza Gelme Meselesi
    24/08/2020

    Buyur gel yeğen! Rüzgarsız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır. Yaprak kımıldamazken geziyorsan bir nasibin var ki düşüren düşürmüş bu tarafa.

    “Garip bir Ağustos tadı damaklarımda. Hiç yaz gibi değil bu mevsim. Yaz, ben gibi değil... Ya Ağustoslar bozuldu. Ya ağzımın tadı… “ demiş şair Edip Cansever. Şu pandemiden hayli netameli geçiyor bu yaz. Soğuk bir aşlama ikram edeyim de ağzın tatlansın. Böbreklerin şenlensin.

    Aşlama meyan kökünden yapılır yeğen! Mersin’de Adana’ da Hatay’da Gaziantep’te Şanlıurfa’da Diyarbakır’da yazın resmi içeceğidir aşlama. Bazen biyan denir bazen aşlama. Kahve gibi keşfini biz yaptık ondan para kazanmayı Batılılar becerdi. Aşlama deyip geçme yeğen Biyanı biz keşfettik, onu cola yapıp dünyayı yönetmeyi beyaz adam keşfetti.

    Bir ülkeye cola girmesi demek emperyalizme açık alan haline gelmesi demektir. Cola girmişse bir millete; kur paritesi dalgalanır, Allah’a kul kalitesi düşer. Cola, bütün değerlerinizi efektif sayarak satın alır. Yerine gazlı içecek bırakır. Bu gaza alışkın veletler bir kültürün ürünü olarak sıcak havalardan daha çekilmez olurlar yeğen. AkIımızın bir türlü alamadığı şeyleri mideleri nasıl aIır? Hayretle izlersin.

    Çırpınıp duran Karadeniz’in gazı varmış. Sancısı ondanmış anladık nihayetinde. Bu gaz milli servettir. Hasetçilere, istemezükçülere bak yeğen! Çıkardıkları gaz cola gazıdır.

    Yeğenime diyeceğim o ki; Beyaz adam doğuya geldiğinde elinde İncil tutuyordu. Bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğretti. Gözümüzü açtığımızda ise; bizim elimizde İncil, onun elinde topraklarımız vardı. Birde evlerimizde colaları.

    Yeğenim biz kendimizi kaybedip şuursuz dolanınca yeryüzünde beyaz adamın yaşamına özendik. Dilini öğrendik. Beyaz adamsa uzak dünyadan gelen yeni dil ve bir türlü çözemediğimiz ekonomik sistemliyle bizi hep çalışmak zorunda bırakan itaatkâr köleler yaptı.

    Cari açığımızı yazın kıyı kentlerimize gelip keyif çatmasıyla kapatacağımızı düşünerek onlar için bakanlık bile ihdas ettik. Elimize geçen üç beş kuruş onun için pazar alanı oldu. Dört başı mamur taksitli kölelik inşa ederek tefeci bankaları aracılığıyla ümüğümüzü sıktı. Hukuk sistemimize müdahale ederek avukatlarımızı resmi tefeci gardiyanı olarak başımıza icra silahı olarak dayadı.
    Biz yerlilerin içinden devşirdiği entelektüeller aracılığıyla bütün değer yargılarımızı aşağıladı. Çocuklarımızı elimizden alıp kendi eğitim tornasından geçirerek bize düşman belletti. Kilisesinin en iyi bildiği tanrıyı pazarlama ondan rant ederek sömürme hastalığını bize bulaştırdı. Gavur gibi zulüm Müslüman gibi ağlamayı öğrendik…

    Özgürlük için her başımızı kaldırdığımızda, bizi birbirimizle savaşmak için ikna etti. Çok büyük paralarla bize silah sattı.

    Beyaz adam gelmeden topraklarımızda küsme vardı, darılma vardı, bazen kavga da olurdu. Ama bu sorunları çözecek örfümüz, töremiz, dinimiz hukukumuz vardı. Beyaz adam sözleşme yasa ile koruma diyerek aileden başlayıp tüm topluma benzin döktü. İsveç medeni hukuku,alman ticaret hukuku, İtalyan ceza hukuku, İstanbul sözleşmesi vs. vs.

    Beyaz adam bizim kavgacılığımızı kullandı; evlâtlarımızı birbiriyle savaşan, birbirinin canına kıyan insanlara çevirdi. Oscar Wilde gibi şairleriyle de bunu kutsadı. Ne diyordu şiirinde Oscar wilde “…herkes öldürür sevdiğini…”

    Gübre adı altında zehirler satarak besin kaynaklarımızı, sebzemizi, meyvemizi inorganik hale getirdi. Ekmeğimize göz dikti. Buğdayımızı zehirledi.

    Hastalıklar yaydı. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri bedensel ve ruhsal hastalara çevirdi. Sizi İyileştireceğim diye umut tacirliği yaptı. Hastalığa şifa olup olmadığı tartışmalı ilaçlarını çok büyük paralara dertlilerimize deva diye dağıttı.

    Ne diyordu değirmenci;

    "Bu nasıl çark ulan!

    Buğday bizim, ezilen biz.

    Un olan biz, aç kalan biz.

    Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?"

    Anlayacağın yeğenim, sürekli eşşeği kaybettirip sonra buldurdu. Yıllarca aynı numarayı çekip durdu. Bizde her defasında aynı numarayı yedik durduk…

    Eskiler der ki Hünkâr yol vermeden, eşkıya kervan basamaz. Dirayetle, basiretle, cesaretle bilgi ve adaletten şaşma ki eşkıya kaçacak delik arasın.

    Sana acizane son bir nasihatim daha olacak yeğen;

    Bazen av bazen avcı olabilirsin bu hayatta. Bu elinde olmayabilir yeğen. Av ya da avcı olmak mesele değil ama asla avı, avcıya götüren bir köpek olma. Çünkü bu senin elinde. Ve gördüğün her bulutun altında serinleyeceğini sanma. Bilesin ki bazı bulutlar fırtına kopartır. Sen sıcakta kal, aşlamanı iç ve beyaz adamın içeceğinden uzak dur.



    95 kez okundu. Yazarlar

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

    Yazarın diğer yazıları

    ALLAH tan Rol Çalmaya Kalkana ALLAH’ın Va’di Haktır - 21/11/2020
    ALLAH tan Rol Çalmaya Kalkana ALLAH’ın Va’di Haktır
    Siyasi Parti teşkilatları Yada saatleri ayarlama enstitüsü - 02/11/2020
    .
    Bir Yol Hikayesi - 30/10/2020
    .
    Bir Temaşadan Kalan - 18/10/2020
    .
    Uyanış Selçuklu Dizi eleştirisi ve Bâtınîlik. - 30/09/2020
    ,
    Eğitim Ama Nasıl? - 28/09/2020
    .
    Eğitimin Ulularına(!) - 16/09/2020
    .
    Özün Sözü - 14/09/2020
    .
    Özün Sözü - 14/09/2020
    .
     Devamı
    Köşe Yazıları
    Bekir Fevzi YILDIRIM
    DEVA İÇİN İYİ BİR BAŞLANGIÇ..

    Deklanşör Remzi -Yıldırım
    HAYAT PAHALI GELİR DÜŞÜK

    Hasan Çınar
    Bahçeden aldığımız portakal, mandalina vb. mahsülün zekatını vermemiz gerekir mi?

    Hüseyin ACARLAR
    ALLAH tan Rol Çalmaya Kalkana ALLAH’ın Va’di Haktır

    Kurtuluş KILINÇ
    SEYHAN ÇELİK NEDEN GİTTİ?

    Orhan Göktaş
    GELECEĞİN ÖĞRETMENİ

    Ramazan YÜKSEL
    Dağlara Buğdaylar Serpin!

    Talip Koktaş
    Krizden fırsat değil, fırsatçı doğdu!

    Vedat KAHYALAR
    TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÜSTÜNLÜĞÜ ÖNEMSENMİYOR MU?

    Mahmut ERASLAN
    Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

    Abdulaziz KIRANŞAL
    Çocuklarınızla imtihan edilmeye hazır mısınız?

    Abdurrahman Dilipak
    Biz bu kafayla!..

    Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
    Allah Korusun!

    Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
    Yüreğim yanıyor ...

    Hayrettin Karaman(Konuk Yazar)
    Sayın Başkanım (Mürsî)

    Osman Palamut
    Vatan ve Millet aşkı

    Dr.M.Zeki UYANIK
    İnanmak, Yaşamak ve Örnek olmak Sorumluluğu…

    Nurettin AYDIN
    Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”

    Sait Özdemir
    Yapacağınız şeyi söyleyin söylediğiniz şeyi de yapın

    İdris POLAT
    İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

    Battal Aslan
    KUL HAKKI..TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM HAKKI..NE OLA Kİ..!!

    Muhammet YILDIRIM
    “Babam Seyrediyor !”

    Adnan Kalkan
    Eğitimci Yazar Uzman Sosyolog Adnan Kalkan: Karma Eğitim Adaletsizliktir, Nesli Öğütüyor...

    Mehmet Ergin
    Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

    Recep Gündoğan
    ÇAKICI'NIN TEHDİT MEKTUBU ESKİ NORMALE DÖNÜŞÜN HABERCİSİ Mİ?

    Abdullah Sevim Kulfani
    Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

    Yavuz Topaloğlu
    KARACABEY TARIM İŞLETMESİNİN 700 YAŞINDA OLUŞU ve GIDA STRATEJİMİZ

    Mehmet Özler
    NE “MİLİTARİST” Mİ ?