www.adanagundemi.com, buyuksaat, buyuksaatgazetesi,
    Dr.M.Zeki UYANIK
    mzeki47@mynet.com
    İslam Dünyası…
    15/10/2020

    İslam Dünyası… 

    Fransız ihtilali ile dünyaya yayılan milliyetçilik akımı ile ümmet-i İslam, soylara, kabilelere, ırklara ayrılarak birliğini ve kardeşliğini kaybederek kurtlara yem oldu. Maalesef bunun getirdiği netice ile İslam coğrafyası kan ve barut kokusundan, kargaşa ve savaştan geçilmeyen, yeraltı ve yerüstü kaynakları sömürülmüş, toprakları işgal edilmiş bir coğrafyaya dönüşmüştür. Öyle ki, iki asırdır İslam Dünyası’nın şehir ve ülkeleri zulme ve sömürgeciliğe maruz kalmaktadır. 

                21. yüzyılda başta Bosna, Irak, Afganistan, Filistin, Arakan, Libya… Ve daha nice İslam Şehir ve ülkeleri esareti ve zulmü yaşadı, halen yaşamaya devam edenler de var. Bu şehir ve ülkelerde olan zulmü ve haksızlığı protesto etme adına İslam ülkeleri her daim sokaklara dökülür. Kardeşlerine sahip çıkma ve yanlarında olma adına Müslümanlar açıklamalar yapar. 

                Bütün bunlar olması gerekenler olmakla birlikte, sorunu çözmeye ya da İslam ülkelerini ve Müslümanları bu sıkıntıdan kurtarmaya yetmemektedir. Onun için artık yarayı pansuman değil ameliyat etmek gerekir. Cerrahi müdahale için de hastalığı teşhis etmek gerekir. 

    Bu bağlamda kanaatimce, İslam topraklarındaki bu olumsuzlukların birçok sebebi söz konusu olmakla birlikte şu üç eksiğimiz veya ihtiyacımız ana sebebi teşkil etmektedir. 

                Birincisi  İslam birliği, İslam dünyasının asrımızda en büyük ve en acil ihtiyaçlarından birisi, birlik ve kardeşlik bilincidir. Ve bu ihtiyaç sadece sözde veya kağıt üzerinde değil. Bilakis söz ve eylem birliği içerisinde hiçbir ırkın, mezhebin, düşüncenin öne çıkmadığı ya da tefrikaya sebebiyet vermediği bir anlayış içerisinde olmalıdır. 

    Bugün Alem-i İslam’ın yaşadığı işgal, zulüm, acı ve sömürülmenin temelinde bu eksiklik yatmaktadır. Hristiyan batı dünyası, Avrupa Birliği ile sınırlarını kaldırmış, neredeyse tek devlet olmuştur. Bunun yanında adını koymasa da Hristiyan birliğini oluşturma adına ekonomik olarak Müslüman Türkiye’den çok daha zayıf olan Hristiyan Bulgaristan, Polonya Romanya gibi devletleri bu birliğe almıştır. Dahası dindaşları Yunanistan’ı iflastan kurtarmak için maddi destek vermiştir. 

    Hristiyan batı dünyası bunu yapıyor. Ancak biz maalesef bölündükçe bölünüyoruz. O kadar birbirimizden uzaklaştık ki dini bayramlarımızı bile ortak yapamıyoruz. Dolayısıyla İslam ülkelerini sömürgecilerden, zalimlerden ve zulümden kurtarmak için Müslüman’ın ekmek su kadar Ümmet bilincine ve İslam birliğine ihtiyacı vardır. 

                Bununla birlikte İslam Dünyasının aynı zamanda Teknoloji ihtiyacı vardır. Zira teknoloji; akıl, bilgi ve bilim demektir. Bu üçlü ise güç demektir. Bu güce sahip olan dünyayı yönetmektedir. Maalesef bugün İslam ülkeleri bu teknolojiye ve güce sahip olmadıklarından ya da istenilen şekilde sahip olmadığından bunca zilleti yaşamaktadır. 

     Bu zillet ve zulümden kurtulmanın yolu da bu üçlüyü harmanlayacak bir eğitimdir. Tabi sadece kâğıt üzerinde bir eğitim ve sistem değil gerçekten de sitemli ve verimli bir eğitimle olmalıdır. Ancak birlik ve teknoloji kadar güçlü bir ekonomiye de ihtiyaç vardır. Çünkü birlik ve teknoloji önemli olduğu gibi aynı şekilde ayakta kalmak ve yıkılmamak dahası güçlüye yenilmemek için en az onun kadar maddi bir güce sahip olmak gerekir. Bugün dünyaya yön verenler ya da yönetenler güçlü ekonomiye ve teknolojiye borçludurlar. 

    Bunun yanında tabi ki Âlem-i İslam’ın bu üç husustan başka güven, çalışma, üretme… gibi eksiklikleri veya ihtiyaçları da vardır. Ancak ön plana çıkan temel ihtiyaç ve eksiklikler bunlardır.  

    Artık şapkayı öne koyup ciddi anlamda düşünme ve özeleştiri yapma vaktidir. Zira bu ihtiyaç veya eksikler telafi edilmedikçe, İslam coğrafyasını yangın yerine çeviren, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömüren, çocukları yetim, kadınları dul, anneleri gözü yaşlı bırakan güçlerden kurtarmak üzülerek ifade edelim ki zordur. Bir zalimden kurtulsa da bu şekilde devam ederse diğeri gelir. Onun için bu üç temel ihtiyaç için ciddi çalışma yapmak gerekir. 

                Bunu Ümmet olarak başaramasak da bir veya birkaç İslam ülkesinin şahsi gayret ve çalışmaları ile başarabiliriz. Yani geçmişte Osmanlının yaptığı gibi bir devletin bu rolü alması gerekir. Bunu şuan yapabilecek yegâne ülke de şüphesiz bin yıldır Müslümanların bayraktarlığını yapan Türkiye’dir. 

    Zira nerde Müslüman’a zulüm orada yardıma koşan,  her daim Müslümanların kucaklaşmasını savunan ve sağlayan Türkiye’dir. Aynı şekilde İslam ülkeleri içerisinde en güçlü ekonomiye ve teknolojiye de sahip olan yine Türkiye’dir. 

    Bundan olacak ki bütün oyunlar ve tuzaklar hep Türkiye’nin üzerine kurulmaktadır. Çünkü biliyorlar ki Türkiye Türkiye’den büyüktür.  

    O halde ülke ve millet olarak bizim yorulmaya, bıkmaya, tökezlemeye, ümitsizliğe düşmeye… Hakkımız yok. Çünkü ümmet-i İslam yangın yeri ve bizden yardım beklemektedir. 

    Selam ve dua ile… 

     


    52 kez okundu. Yazarlar

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

    Yazarın diğer yazıları

    İnanmak, Yaşamak ve Örnek olmak Sorumluluğu… - 03/11/2020
    .
    Ayasofya ve 15 Temmuz… - 16/07/2020
    Ayasofya bir diğer ismi ile “Camii-i Kebîr” 86 yıl aradan sonra tekrar asıl hüviyetine kavuşturuldu
    Korona Günlerinde Tefekkür... - 13/05/2020
    .
    Coronavirüsten Dolayı Cuma Namazını Kılmama'nın İmana ve Nikaha Bir Zararı Var Mı? - 14/04/2020
    .
    İslam’da Ticaret Ahlakı… - 27/02/2020
    .
    Dini ve Hukuki Kuralları Çiğnemenin Sorumluluğu ve Sonuçları… - 13/02/2020
    .
    Toplumsal Sorumluluklarımız ve Dünyevileşmek - 28/01/2020
    .
    Allah’ın Sevdiği ve Peygamberlerle haşrolunan Kul… - 14/12/2019
    .
    İslâm Hukukunda ve Medeni Hukukta Boşanma Nafakası... - 14/12/2019
    .
     Devamı
    Köşe Yazıları
    Bekir Fevzi YILDIRIM
    DEVA İÇİN İYİ BİR BAŞLANGIÇ..

    Deklanşör Remzi -Yıldırım
    HAYAT PAHALI GELİR DÜŞÜK

    Hasan Çınar
    Bahçeden aldığımız portakal, mandalina vb. mahsülün zekatını vermemiz gerekir mi?

    Hüseyin ACARLAR
    ALLAH tan Rol Çalmaya Kalkana ALLAH’ın Va’di Haktır

    Kurtuluş KILINÇ
    SEYHAN ÇELİK NEDEN GİTTİ?

    Orhan Göktaş
    GELECEĞİN ÖĞRETMENİ

    Ramazan YÜKSEL
    Dağlara Buğdaylar Serpin!

    Talip Koktaş
    Krizden fırsat değil, fırsatçı doğdu!

    Vedat KAHYALAR
    TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÜSTÜNLÜĞÜ ÖNEMSENMİYOR MU?

    Mahmut ERASLAN
    Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

    Abdulaziz KIRANŞAL
    Çocuklarınızla imtihan edilmeye hazır mısınız?

    Abdurrahman Dilipak
    Biz bu kafayla!..

    Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
    Allah Korusun!

    Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
    Yüreğim yanıyor ...

    Hayrettin Karaman(Konuk Yazar)
    Sayın Başkanım (Mürsî)

    Osman Palamut
    Vatan ve Millet aşkı

    Dr.M.Zeki UYANIK
    İnanmak, Yaşamak ve Örnek olmak Sorumluluğu…

    Nurettin AYDIN
    Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”

    Sait Özdemir
    Yapacağınız şeyi söyleyin söylediğiniz şeyi de yapın

    İdris POLAT
    İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

    Battal Aslan
    KUL HAKKI..TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM HAKKI..NE OLA Kİ..!!

    Muhammet YILDIRIM
    “Babam Seyrediyor !”

    Adnan Kalkan
    Eğitimci Yazar Uzman Sosyolog Adnan Kalkan: Karma Eğitim Adaletsizliktir, Nesli Öğütüyor...

    Mehmet Ergin
    Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

    Recep Gündoğan
    ÇAKICI'NIN TEHDİT MEKTUBU ESKİ NORMALE DÖNÜŞÜN HABERCİSİ Mİ?

    Abdullah Sevim Kulfani
    Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

    Yavuz Topaloğlu
    KARACABEY TARIM İŞLETMESİNİN 700 YAŞINDA OLUŞU ve GIDA STRATEJİMİZ

    Mehmet Özler
    NE “MİLİTARİST” Mİ ?