Advertisement
Hüseyin ACARLAR
Siyasi Parti teşkilatları Yada saatleri ayarlama enstitüsü
02/11/2020
“İnsan bir çayla birde dostlarıyla soğuk olmayacak. Çayı demledim sıcak sıcak. Yolun ıraksa yakın edelim. Yakınsan buyur. Yok değilsen Muhammedi muhabbete yol mu dayanır yeğen?”.


“Eyvallah Dayı! Geliyorum. Çayın şekeri muhabbetin olsun deyip” telefonu kapattım. Dadaloğlu gibi “gönülden gönüle yol gider derler. Onu sürmeğe bir hoşça can gerek” diyerek yola koyuldum. Ayaklar, kalbin gittiği yere tez ulaştırırmış. Kendimi Dayının misafir iskemlesinde elimde iç ısıtan çayla buldum. Sorudum:

-Dünya bir tımarhaneye döndü Dayı! Akıllılar deli bellendi. Deliler akıllı. Yolda selfie çeken genç kızlar gördüm. Fotoğraf çekerken ağız, burun yamultmalar, tuhaf tuhaf hareketler, tuhaf sözler; cik olma, tarz, cool gibi… Yolda genç erkekler gördüm; Küpeler kırmızı, pantolonlar boru, dar bedene yapışık, ince bağırsak modelinde. Yol boyu konuşmalardan kulağıma çalınan “ panpa abi neredesin? Yeaahh ” tarzı cümleler… Televizyonlardan sürekli yalan, entrika, kadın cinayetleri, kötücül olanın gündemle yüceltildiği haberler… Gasp, hırsızlık, kaos içerikli ama oldukça renkli ekranlar… İnsanlar göğe bakmayalı çok oldu Dayı? Kafalar önde. İnsanların çoğu elindeki akıllı telefonla aklını tartıyor. Bu yol nereye çıkar Dayı? Dur durak bilmeyen bir yolculukta yolcu nereye gider? Son durak neresidir?


-Hayat varılacak yer değil, yolculuktur Yeğenim. Gariptir ki insan, gelip geçici hevesleri olan, tutarsız bir varlıktır ve hedefe ulaşmayı değil de hedefe giden yolları daha çok sever. Bu dünyada bütün yollar HU’ya çıkar. Demem o ki yeğenim son durak bu dünyada kara toprak. Topraktan gelen yine toprağa gider. Bilinen en eski tecrübe insan için bu yasadır. Ama her insana karşılaştığında yeni gibi gelir. Hiç kendisine uğramayacak, yolun sonu görünmeyecek şuursuzluğun da hayat sürer. Ölümü bilir, Allah’ı bilir ama yine de hayatına sokmaz. Herkes hayatta bir yol tutturmuş gidiyor, Allah‘a gitmeyen yol var mı ki?


Onu hayatından çıkarıyorsun. Önce onunla biten sözler çıkıtı hayatımızdan. Bir kamu dairesine yahut resmi ortamlara girişte“selamün aleyküm” deyip en yüce selamla selamlama var mı hayatımızda? Yok. “günaydın, iyi günler” gibi girişlerle selamlaştığımız anda haşa Allah’ı devre dışı bıraktığımızın farkında değiliz. Eylemlerimizi haşa o yokmuş, görmüyormuş, bilmiyormuş sayarak yapmaya çalışan insanlara dönüştük. Sorunun kökü bura. eczası da bura. “Allahlı” konuşmuyoruz artık! Hoş konuşanlarda bizde şüphe uyandırıyor. Suistimale ALLAH adıyla başlayan o kadar çoğaldı ki. Dilenci ALLAH adıyla başlıyor dilenmeye. Ateisti bile dilenciyi “ALLAH versin” diyerek savıyor başından. Baştan savrulmuş dilenci.” ALLAH belanı versin” diyerek havaleyi ALLAH'a yapıyor. Bir tek burada korkmadan ALLAH adı kullanılıyor sana garip gelmiyor mu? Daha evden çıkarken ev halkına "Allaha ısmarladık", "Allah'a emanet olun" yerine "haydi ben kaçtım", “bay bay”, “hadi öptüm!” diyen kim? Ev ahalisi “ALLAH işini rast getirsin” diye mi yolculuyor? Yoksa “ faturayı yatırmayı unutma! uyarasıyla mı yolculuyor? Yolcuya bakıp,yolunu tanıma. Yola bak yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil, asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır yeğen! İş yoluna çıkarken "Allah işimizi rast getirsin" mi deniyor? Yoksa "bol kazançlar!" mı deniyor? Böyle başlayan iş günününde kiminle yola çıkar insanlar? Neden kazançlar bereketsiz oldu yolun sonunda dersin? Bu sözlerime şaşırıp "sübhânallah" mı diyeceksin? Yoksa Hollywood film dublaj aksanıyla "vaaavvv" mı diyeceksin?


Buradan kıyasla yolun yol olmadığını. Ne çok yol var hayatımızda. Her yol mübah diyenler de var, Bu yol yol değil diyenlerde. Yol yordam bilmeyenler de, yolsuz kalanlar da aynı kaldırımlarda farklı yollardan yürüyor. Günün sonunda yol yorgunu olanlar var birde yolunu bulanlar! Yolda kalanlar da, yolda satanlar da yola çıkanlarla yolda bulanlar da yolun sonuna göre hesap yapıyor. Yolun sonunu tayinde farklı oluyor herkes. Oysa yolu sormak, kaybolmaktan iyidir yeğenim. Yolun sonunda kazançlı olduğunu düşünen Ya "elhamdülillah" der ya İspanyol matadorlara "olleeeyyy" çeken türbüncü olur. Yollar dikenlidir belalıdır. Kazası vardır. Musibeti vardır. Hayırsızı, uğursuzu, zalımı, hani vardır. Denk geldiğinde musibete "Allah'ın dediği olur!", "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn /biz Allah'tan geldik, yine O'na döneceğiz/, “Fesuphanallah” diyenlerde olur. " Lanet olsun. hay aksi!, bu da nereden geldi!, yandım! bittim", "mahvoldum! Ulan…."


Sinkaflı cümleler savuranda. Yolda önüne taş gelmişse kaldırana "Allah razı olsun", "Allah ne muradın varsa versin!" diye dua edende olur, kuru kuru "sağol!" diyende. Yoldan geçerken çalışana “Allah kolaylık versin!” diyende olur, “kolay gelsin canım!” diyende. Yolda gördüğü gelin alayına “ALLAH, mesut bahtiyar etsin diyende olur!" "mutluluklar!" diyende. Dile ah, göze nem, gönle bir sam yeli bırakır çoğu zaman.


Yollar hem kavuşturan, hem ayıran. Yani yeğenim Yolcuları geçtikleri yollardan tanırız. Yola çıkan öğrenciye "Allah zihin açıklığı versin!" diye dua edende olur, "başarılar!" diyende. Geleceğe dair “inşallah, ALLAH izin verirse ALLAH kısmet nasip etmişse diye tevekkül edene saftirik gözüyle bakanlar, istikbale dair zamanın kendi uhdelerinde olduğunu düşünerek belirsiz cümlelerle “çav! deyip ukalalık taslarlar.


Oysa yeğenim Allah’ı sözlerinden çıkaranları ALLAH unutur! Unutmamak için yoldan çıkmamak için her namazda defalarca Fatiha okuruz. “İHDİNASSIRATAL MÜSTAKİM/ bizleri dosdoğru yola ilet”(Fatiha;6) diye. “Allah ıslah etsin”, “Allah affetsin”, “Allah hidayet etsin” Ve “ALLAH sıratı müstakimden ayırmasın”. “Allah sonumuzu hayretsin!” Yeğenim başlarken yola yalnızdın.

Hak bellediğin yolda, yalnız gideceksin. Uzun ince bir yoldasın. içine yolculuklar yapacaksın. Yolun sonunda yine yalnız olacağını unutmayasın.
Çayını içtin muhabbeti demledin. Var ALLAH yolunu açık etsin.

-Yolcu yolunda gerek dayı.

Berhudar olasın. De Hay de! ALLAH’a emanet olasın.


98 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yitik Dünya Zamanı - 08/01/2021
“Hâsılını öğrenirsen kuşkusuz zaman gerçektir. O vehimlerle bilinir. Doğa gibi tesirdedir onun gücü. Zamanın ve doğanın dış varlığı ise yoktur. Şeyler onunla belirlenir. Onun ise kendisinde hükümranlığı olacak bir dış varlığı yoktur.
Aralık ve Salaklık - 21/12/2020
Bir şark klasiği Abdurrahman İbn Cevzi’nin “Ahmaklar ve Dalgınlar” diye tercüme edilmiş eseriydi kitap. Bu kitap hakkında ne dersin Dayı diye sordum. Başladı konuşmaya: Bilmem hatırlar mısın zamanın behrinde İzmir Dikili’de “Salaklar Derneği” diye
Poker Oynamak Adabı Erkândansa Kâğıt Çalmak Ahlaksızlık Olur mu? - 19/12/2020
Poker Oynamak Adab, Erkandansa Kagıt Calmak Ahlaksizlik Olur mu?
Dijital Dönem ve İlim - 07/12/2020
Dijital Dönem ve İlim
Biz Dünyadan Gider Olduk Kalanlara Selam Olsun - 05/12/2020
Biz Dünyadan Gider Olduk Kalanlara Selam Olsun
Piyasa Ekonomisi ve Kontrol Toplumu - 21/11/2020
Allah'tan Rol Çalmaya Kalkana Allah'’ın Va’di Haktır
Bir Yol Hikayesi - 30/10/2020
.
Bir Temaşadan Kalan - 18/10/2020
.
Uyanış Selçuklu Dizi eleştirisi ve Bâtınîlik. - 30/09/2020
,
 Devamı
Köşe Yazıları
Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
VERMEK.....

Vedat KAHYALAR
Ercüment ÖZKAN'ın Ardından..

Hüseyin ACARLAR
Yitik Dünya Zamanı

Orhan GÖKTAŞ
HIDIR ÜNVERDİ KARDEŞİMİN ARDINDAN

Dr. M. Zeki UYANIK
Musibetlerin ve Salgın Hastalıklarının Dini Boyutu

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Adnan KALKAN
İnternet Bağımlılığını Önleme Yolları

Kurtuluş KILINÇ
İlk Ramazan Hatıram

Abdulaziz KIRANŞAL
Namazda Huşu İçin On Altın Kural

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
“BAYRAK DEĞİŞİMİNDE” SIRADAKİ İSİM JOE BİDEN

Metin ÖZEL
KEŞKELERİM

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
Odun Yanar Kül Olur, İnsan Yanar Kul Olur.

Mustafa BAYGIN
ABD’nin Derdi Ne Değil!

Recep GÜNDOĞAN
Gelecek partisini hedef alan saldırılar ve MHP'nin tavrı.

Battal ASLAN
VARMI..!!YOKMU..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
HAYAT BİR GEMİ, DÜNYA BİR LİMAN

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Talip KOKTAŞ
Her Şairin İstanbul’u Ayrı Güzeldir

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Türkiye çok değerli bir sanayicisini kaybetti…

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Osman PALAMUT
Vatan ve Millet aşkı

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!

İdris POLAT
İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

---