Advertisement
Turgay BAŞBOĞA
İnancımızın Bir Gereği olarak“Sürdürülebilir Yaşam Tarzı ‘’
08/01/2021
"Sürdürülebilirlik‘’Sünnetullah’’tır. Kainatın, İnsanın ve tüm canlıların varlığı ve fıtratı sürdürülebilir şekilde yaratılmıştır. Güneş ve ay hergün doğar ve batar, kainatta sürekli bir yeniden yaratılış döngüsü vardır. insan sürekli nefes almak, kalp ve organlar sürekli çalışmak, hücreler sürekli yenilenmek zorundadır. Tüm canlılar üremek ve süreklilik arzetmek ister. Tevhid ilkesinin temelinde süreklilik vardır. Eğer Allah yaşam şekli olarak sizden hoşnut olmazsa sizi kaldırır ve yerinize ‘’kendisinin hoşnut olacağı" bir topluluk getirir. Hatta ölüm bile sürekliliği engellemez. Kıyametle birlikte yeni ve sonsuz Ahiret başlar… Unutulmamalıdır ki;Allah'ın en sevdiği amel, az da olsa devamlı olanıdır“.  [Buhârî, İmân 32; Müslim) 

Baki olan Allahtır…‘’Beka’’ kavramı ile ‘sürdürülebilirlik’ kavramlarını karşılaştırırsak;’Beka’ refah seviyesinin kritik eşiğin devamlı üzerinde olmasını, ‘sürdürülebilirlik’ ise refah seviyesinin devamlı olarak azalmamasını öngörüyor. Yani bekanın korunabilmesi sürdürülebilirlikle mümkündür. Yok sa sistem çöker. Sürdürülebililiğe müdahale fıtrata ve Sünnetullah’a müdahaledir.
 
İslami açıdan yaklaştığımızda insan diğer tüm yaratılmışlardan üstündür ve yerkürede Allah’ın naibi/halifesidir.  İslam bu açıdan insana çevre ile ilişkilerinde bir sorumluluk yüklemekte ve insanlığın sosyal davranışlarını düzenleyen doğal bir hukuk sağlamaktadır. Sonucunda sürdürülebilir kalkınmaya yönelik düzenlemeler maddi boyuttan daha çok ruhsal veya manevi boyutlar içerir.  Bu manevi boyut ise açgözlülük değil, memnuniyet; telaş değil, sabır; maksimizasyon değil, ılımlılık; bir taraflı eğilim değil, denge; rekabet ve yolsuzluk değil, işbirliği ve eşitlik gerektirir.  Realitede ise tüm dünyayı saran sürdürülebilir olmayan tüketim, dengesiz büyüme ve çevre-üretim dengesinin bozulması İnsanlık ve İslam ülkeleri için  çok ciddi bir sorundur.  Ekonomiler üretim için doğadan aldıklarını ona geri vermiyorlar.  Sürdürülebilirlik süresiz zamanla devamlı gelişme yeteneğini çağrıştırır.  Sürdürülebilir kalkınma sosyal iyileştirilmeler için dinamik bir değişimin kısıtlı sürecidir.

Şunu da belirtmemiz gerekir ki, sürdürülebilirliğe bir proje veya ürün olarak değil bir süreç olarak bakmamız gerekir, çünkü gerçek dünyada birçok çözüm gerektiren kompleks problemlerle uğraşıyoruz.  Bunun için sürdürülebilirlikle ilgili farklı yaklaşım ve düşünceler aynı problemle ilgili farklı görüş ve çözümler ortaya koyabilir.  

 İslami perspektifin sürdürülebilir kalkınma ile ilgili ana kavramları şunlardır:
1.  Bilgelik (Hikmet): Bütün milletlerden bilerek ve isteyerek bilgeliği alma ve içselleştirme çabasını temsil eder.  Bilginin bu şekilde çapraz döllenmesi, toplumları sürdürülebilirliliği bir yaşam şekli olarak kabul eden değerlere bağlı ekonomik topluluklara dönüştürmemenin kritik bir unsurudur.  
2.  Adalet (Adl): Geniş manada, haklara dayalı olarak sürdürülebilir bir idarenin temeli olan iyi yönetimi ifade eder.  
3.  Amme Yararı (Maslahat): Herkes için neyin ‘iyi’ olduğu konusunda toplumun ulaştığı fikir birliğidir.  Bu, ortak iyileri belirlemek için idare etmeyi ve ilkeleri temsil eder.  
4.  Yenileme (Tecdit): Mevcut sorunları ve yeni ortaya çıkan sorunları çözmek için verilen çaba ve kullanılan entelektüel sermayeyi temsil eder.  Sürdürülebilir kalkınmaya geçiş yapmak için yeni araç ve metotların yeniden oluşturulması anlamına da gelir.
 
Günümüzde ; İklim değişikliği, hava kirliliği, kimyasal atıklar ve modern tüketim alışkanlıklarının neden olduğu daha başka birçok felaket dünyamızı tehdit ediyor.  Buna karşılık her gün daha fazla insan modern alışkanlıklarımızın doğaya verdiği zararın farkına vararak alternatif yaşam şekilleri benimsiyor.  Son dönemlerde kısmen gelişmeler olmakla beraber maalesef aynı eğilim Müslümanlar arasında olması gerekenin çok uzağında. Halbu ki inancımızın uygulamaları ve emirleri gereği bu kanuda bırakın hassas olmayı öncü olmamız gereken bir durum arz etmemiz şart.

Kimi insanlar sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının herkesin gücünün yetmeyeceği bir lüks olduğuna inansa da biz buna katılmıyoruz.  Gelin bu zihniyeti değiştirelim.  Aslında; daha fazla insanın bu hayat tarzını benimsemesi önündeki en büyük zorluk, insanları tüketime özendirmek için büyük çabalar sarf eden neoliberal tüketimci ve kapitalist dünya düzenir.  “Bir şeyleri tamir etmekten ziyade, yenisiyle değiştiğimiz bir dünyada yaşıyoruz.

Sürdürülebilir yaşamın sağladığı pek çok imkan mevcut.  Bunları, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir gezegen bırakmak, tabiat ve yaratıcı ile güçlü bağların kurulduğu ve herkes için sağlıklı ve zararlı maddelerden arınmış yüksek kaliteli bir hayat sürmek.  Gelin görün ki; Herkesin farklı bir hayat gerçeğinin olduğu ve sürdürülebilir bir yaşam için aynı ölçüde bilgi, kaynak, zaman, bilinç ve paraya sahip olmadığı da bir gerçek.  Bazen de bu dönüşümü gerçekleştirmek için gerekli empatinin, değişim ve bir şeylerden feragat için yeterli iradenin olmadığına, diğer taraftan savurgan bir hayat tarzının sonuçlarından da herkesin aynı ölçüde etkilenmediğine şahit olmaktayız.  Elbette ki  zorluklar hayatın bir parçası ama önemli olan insanın daha iyi olan hakkında bilinçlenmesi. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Bu bakımdan günlük hayatta uygulayabileceğimiz basit birkaç kuralla çevreye daha duyarlı bir hayat şekli belki de hepimiz için mümkün.  Küçük düzenli adımlarla başlamalı: Örneğin etin daha az tüketilmesi, daha az araba yolculukları, yerel esnaftan alışveriş, sürdürülebilir malzemelerden yapılmış giysiler, daha az plastik tüketimi gibi…

Bir süre sonra bu şekilde davranarak daha duyarlı, bilinçli ve minimalist bir yaşam sürmeye başlayacağımız muhakkak.  Buradaki temel prensip ; insanın kendi alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve duyarlılık kazanması.  

Unutmayın; “Satın alabileceğin en uygun şey hâlihazırda sahip olduğunuzdur. ’’Örneğin günlük hayatta atıkların önüne geçebilmek ve en aza indirmek için ikinci el ürünlerin satın alınmasını önerebiliriz.  Sürdürülebilir yaşamın yolu basit: Herhangi bir şey satın almadan önce 10 kez düşün ve ancak o şeye gerçekten ihtiyacınız olduğu konusunda uykusuz geceler geçiriyorsanız o şeyi satın alın.  Yeni bir şey almadan önce elinizdeki hâlihazırda olan şeyleri yeniden değerlendirin.  Alışveriş yaparken “Buna gerçekten ihtiyacım var mı? Aynı işi görecek başka bir şeyim var mı? Bunun ikinci elini bulabilir miyim?” gibi soruları sormak önemli.  Ayrıca plastik, tek kullanımlık tüketim eşyaları ve benzeri uzun ömürlü olmayan şeyleri tercih etmemeyi, hayvansal ürün tüketimini azaltmayı bir yaşam şekline dönüştürün.

Bunun için; günlük hayattaki davranışlarımızı sorgulamamız, hem kendimizi hem de başkalarını farklı şekilde düşünmeye teşvik etmemiz gerekli.  Zira ‘’ Sürdürülebilirlik’’ ilk önce insanın günlük davranış şekilleri hakkında düşünme ve duyarlılık geliştirmesiyle başlar.  İnsanın kendisi, diğer insanlar ve canlılar ile daha bilinçli bir ilişki kurmasını ve başkalarının acıları hakkında daha duyarlı olmasını gerektirir.  “Kendisini adil bir insan(özellikle Müslüman) olarak tanımlayan kimse bundan kaçamaz. ”
 
Peki her Müslüman asgari düzeyde de olsa sürdürülebilir bir hayat tarzı için neler yapabilir?
 
- Sürdürülebilir olmayan geleneklerin ve miras olarak devraldığımız zihniyetin sorgulanması
- Müslümanların yeniden “temiz” kavramına önem vermeleri gerektiği ve şüpheli helal sertifikalarıyla yetinmemeleri
- etin daha az tüketilmesi,
-daha az özel araba yolculukları(toplu taşıma araçlarının kullanımı)
- yerel esnaftan alışveriş,
- sürdürülebilir malzemelerden yapılmış giysiler,
-daha az plastik tüketimi
-Yeni bir şey almadan önce; Buna gerçekten ihtiyacım var mı? Aynı işi görecek başka bir şeyim var mı? Bunun ikinci elini bulabilir miyim?” gibi soruları sormak.
-Tüketim çılgınlığının ve modanın kıskacına düşmemek
-Marka saplantısından kurtulmak
- Daha adil ve daha aktif olmak, sesimizi yükseltmek.
 
Müslümanların ister sosyal yapısal, ister ekolojik olaylar olsun adaletsizlikler söz konusu olduğunda en güçlü duruşu sergileyen topluluk olmaları gerekir.  Çünkü Müslümanların görevi daima adil ve sürdürülebilir davranmaktır.  Bunun sadece ekolojik anlamda değil, Allah’ın yarattığı her şey söz konusu olduğunda geçerli olması gerekir.  Abartmadan ama hafife de almadan bu yoldan gidildiğinde, her türlü adaletsizliği ortadan kaldırmak için faydalı işler yapılabilir.

Bu aynı zamanda Yaratıcı ve yaratılana hürmetin İslam inancının ayrılmaz bir parçasıdır.  Ancak sürdürülebilirlik konusunda henüz yeterli farkındalığın mevcut değil ve Müslümanlar için bu hususta kat edilmesi gereken çok uzun bir yol var.
 
Selametle kalın.
Aklı Selim, Kalbi Selim, Hissi Selim, Ruhu Selim.

 

 



170 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAYAT BİR GEMİ, DÜNYA BİR LİMAN - 25/01/2021
Hayat bir gemi, dünya bir liman, Her limanda inen de olur binen de olur, inan ki… (Şarkı sözü) Gemi.
Hadsizlik Bağlamında İnsanlığın Felaketleri - 20/01/2021
Rahmetli babam derdi ki;Oğlum İslam’ın şartı beş,altıncısı ‘’Haddini bilmek’’tir…
Verimli Tarım Arazilerinin Korunması Üzerine - 30/12/2020
Verimli Tarım Arazilerinin Korunması Üzerine
MENSUBİYET BİLİNCİ - 26/12/2020
‘’Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.’’ (Kalem 4)
Aldanmak Öldürür... - 23/12/2020
Aldanmak Öldürür...
Köşe Yazıları
Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
VERMEK.....

Vedat KAHYALAR
Ercüment ÖZKAN'ın Ardından..

Hüseyin ACARLAR
Yitik Dünya Zamanı

Orhan GÖKTAŞ
HIDIR ÜNVERDİ KARDEŞİMİN ARDINDAN

Dr. M. Zeki UYANIK
Musibetlerin ve Salgın Hastalıklarının Dini Boyutu

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Adnan KALKAN
İnternet Bağımlılığını Önleme Yolları

Kurtuluş KILINÇ
İlk Ramazan Hatıram

Abdulaziz KIRANŞAL
Namazda Huşu İçin On Altın Kural

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
DAVA, AKSİYON VE İŞ ADAMI MERHUM SÜLEYMAN ÇALIŞKAN

Metin ÖZEL
KEŞKELERİM

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
Odun Yanar Kül Olur, İnsan Yanar Kul Olur.

Mustafa BAYGIN
ABD’nin Derdi Ne Değil!

Recep GÜNDOĞAN
Gelecek partisini hedef alan saldırılar ve MHP'nin tavrı.

Battal ASLAN
VARMI..!!YOKMU..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
HAYAT BİR GEMİ, DÜNYA BİR LİMAN

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Talip KOKTAŞ
Her Şairin İstanbul’u Ayrı Güzeldir

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Türkiye çok değerli bir sanayicisini kaybetti…

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Osman PALAMUT
Vatan ve Millet aşkı

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!

İdris POLAT
İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

---