• https://www.facebook.com/AdanaBuyukSaatGazetesi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+90 552 241 03 21
  • https://twitter.com/BuyukSaatGazete
  • https://www.instagram.com/adanabuyuksaat/?hl=tr
  • https://www.youtube.com/channel/UC1nzYHN5kSbjEovGgI-AQjQ
Turgay BAŞBOĞA
HAYAT BİR GEMİ, DÜNYA BİR LİMAN
25/01/2021
Hayat bir gemi, dünya bir liman, Her limanda inen de olur binen de olur, inan ki… (Şarkı sözü) Gemi. Bir anlam okyanusunda yıkanan metafor. Efsanelerden, mitlerden, kutsal kitaplardan sıyrılıp gelen, dünyanın en güzel şiirlerinin ve şarkılarının içinden kuğu gibi süzülen bir kelime. Her şeyin sonu ve/ve ya her şeyin başlangıcı.

“Esasen İnsan yaşamını karada sürdürür ve tüm kurumlarıyla karaya yerleşmiştir. ” Deniz her zaman bir sınır olarak vardır. Deniz yolculukları da birer sınır ihlalidir. Gemiler bu nedenle her zaman kullanışlı metaforlardır; kimi zaman ulus, kimi zaman devlet, kimi zaman tarih, kimi zaman yolculuk, kimi zaman da yaşamın ikamesi olarak karşılanır.

 Varoluşun hareketi sabit bir zeminden, kaygan ne idüğü belirsiz bir zemine doğru geçiş olarak sıklıkla gemicilik terimlerinden türetilir. Hatırlanırsa kimi mitolojik öyküler, destanlar, bir nehir ile ayrılan öteki dünyaya kayıkla geçildiğinden bahsederler. Tufan gibi bir cezalandırmadan sonra yaşamı kuracak olan mekân yine bir gemi olur, mesela Nuh’un gemisi.

Geriye gidilirse bu anlatının Gılgamış Destanı’nda da olduğu görülebilir. Varoluş yolculuğu, tehlikeli yollar, hareketler veya değişimler ürkütücü deniz yolculuğu eğretilemelerini çağırır bu yüzden: “İnsan, karada yaşayan bir canlı olduğu halde, hayatı deniz yolculuğu imgeleriyle anlatmayı yeğler, bu da kendine özgü bir karşıtlık anlayışıdır. ” Deniz her zaman tekinsizdir, kontrol edilemeyen, ele avuca gelemeyen, kendi yasalarını dayatan gizemli bir varlık gibidir.

İnsanlık tarihi boyunca en fazla kullanılan metaforlardan biri de şüphesiz “gemi” metaforu. Zor durumların ve karşımızdakini ikna etmenin yollarından biri bu gemi metaforudur. Sanırım ironiden ve genellikle iktidar, lider, yönetici, patron vs tarafından tedavüle sokulan yaşadığımız şartların ve başımıza gelmesi muhtemel senaryoların bertaraf edilmesi için öne sürülen ve en net ifadesi’’(Güya) Hepimiz aynı gemideyiz, batacaksak beraber batacağız’’ olan söylem… Yani aslında işin vahim olan tarafı; Berbat, sömürgen kapitalistler başları sıkıştığında, kâr oranları azaldığında, alıştıkları ölçüde sömüremeyeceklerini gördüklerinde ‘gemi’ metaforuna başvurur.
Hepimiz aynı gemideyizdir ve değil mi ki büyük patronlar zordadır, ayağına giyecek ayakkabısı olmayan halk yığınları el birliğiyle o sömürgenleri kurtarmak için fedakârlık yapmalı ve ellerinden gelen/ellerinde kalan ne varsa onu da feda etmelidir. Gemi güzel bir metafordur fakat hayra delalet etmez pek. Hayat ne zaman bir gemiye benzetilse, hep biraz daha ertelenmek istenen o son ve dönüşsüz yolculuk kelimelerin altından başını kaldırır.

Vatan bir gemiye benzetildiğinde de tufan kapıda demektir. Zira ne zaman bir batma endişesi hasıl olsa şu dünyaya ebedi bir ömürle yerleşmiş vatan toprağı da birdenbire fırtınalı denizde fındık kabuğu gibi sürüklenen bir gemiye dönüşüverir. Olan şimdi de budur. Sular tekinsizleşti mi iktidarı da sözüm ona muhalefeti de, yöneticisi de, patronu da aynı gemiye doluşuveriyor.

Olağan zamanlarda ülke ya da vatan toprağını ifade etmek için kullanılan ve her biri en az gemi metaforu kadar yakından bakılmayı hak eden, ilim, irfan, hikmet, erdem, dürüstlük, ev, aile, yuva, anayurt, ana kucağı ve liman gibi diğer birçok metafor bir süreliğine gözden düşüveriyor. Dolayısıyla bu metaforların yaydığı korunaklılık hissiyatı da dağılıveriyor.

Daha doğrusu tam da bu korunağa ve bu çatıya yönelen tehdidin altını çizmek için, ayağımızı sıkı sıkıya bastığımız vatan toprağı bir anda hırçın sular ve delirmiş dalgalar tarafından yutuluyor. Hep birlikte o çılgın sularda yolunu bulmaya çalışan bir gemide olduğumuzu hatırlamamız isteniyor. Ancak yaşanmakta olan adaletsizlikler, emanetlerin ehline değil de liyakatsiz olana verilmesi, adam kayırmacılık, iltimas, rüşvet vs gibi yanlış uygulamalar özellikle genç nüfusunun umutlarının ve bağlılıklarının gün be gün azalmasına, ’’Ben artık doğduğum, doyduğum ve büyüdüğüm bu ülkeyi sevmekten vaz geçiyorum.

İmkânım olsa bir dakika durmam’’noktasına getirilmiştir… Fakat yine de bu metaforu şöyle dosdoğru ışığa tutup neyi geçirdiğini ve neyi engellediğini yeniden ve yeniden anlamaya çalışmak lazım. Sorulması gereken İki önemli soru şu; Biz hangi gemideyiz? Ve sığındığımız limanlar bizi gerçekten kurtaracak mı? Sıradan insanlar olarak ruhumuzu güvertesinde küçük sevinçlere, esintilere, martılara ve simit parçacıklarına emanet ettiği şehir hatları gemisinde miyiz? Lüküs kamaralarında oturarak, hayalini bile kurmakta güçlük çekeceğimiz yaşam standartlarına tam yol ilerleyenlerin gemisinde mi? Ya da Bilcümle mahlûkatı ve o mahlûkatın rızkını her türlü tufandan korumaya çalışanların ezeli ve ebedi yükünü yüklenmiş bir gemide mi? Ve işte cevabı; ‘’(Nuh) dedi ki: «Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir. ’’(Hud Suresi 41)

Selametle Kalın Aklı Selim, Kalbi Selim, Hissi Selim, Zevki Selim…



128 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

28 Şubat süreci gerçekten bitti mi? - 28/02/2021
Üzerinden 24 yıl geçen 28 Şubat Post Modern Darbesi’nin aktörleri, destekçileri, şakşakçıları sürecin bin yıl geçse de devam edeceğini söylemişlerdi.
ŞEHADETİNİN SENEİ DEVRİYESİNDE ŞEHİD METİN YÜKSEL - 24/02/2021
"Mü'minlerden öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar ve şehid oldular... Kimileri de şehitlik beklemektedir... Onlar hiç bir surette sözlerini değiştirmemiştirler."(Ahzab 23)
‘’DİNDAR NESİL’’ HAYALİMİZ, ’’ SOSYAL MEDYA’’ DENİZİNDE BOĞULUYOR MU? - 20/02/2021
Artık ‘’Kolezyum’’ yok ancak şehir çok daha büyük bir arena ve daha fazla insana yer var.Bu günün pençeleri yırtıcı hayvanların keskin pençeleri değil, insanların pençeleri…Klavye ile bileylenmiş ve çok daha keskin ve ölümcül…(HüseyinACARLAR-KOLEZYUM
İşte şehirleri bayındır gösteren yalan… - 17/02/2021
İnsan; bayındır bir kentte oturmalı, dört başı mamur (tam istenildiği gibi olan, eksiksiz ve kusursuz.) olmalı şehirler/kentler.
BAĞIMLILIK… - 12/02/2021
Eğer; "Herkes kullanıyor, bir şey olmuyor… Ben kontrol edebilirim… Benim iradem güçlüdür… Sadece zayıf bireyler bağımlı olur. İstediğim an bırakabilirim…
HÜSEYİN ACARLAR HAT-TRİCK YAPMIŞ! - 11/02/2021
Sevgili Dostum Hüseyin Acarlar'ın "üçleme"sini bir de şiir formatında değerlendirelim dedim...
"HÜSEYİN ACARLAR HAT-TRICK YAPMIŞ" - 08/02/2021
Sevgili dostum Hüseyin Acarlar’a ‘’tebrik ve teşekkür’’ , Okuyuculara ise ‘’tavsiye ve teklif’’
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ - 05/02/2021
Gezegenimizin atmosferi tıpkı bir sera gibi çalışır. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarıya yakını yeryüzünden yansır.
EYLEM GEREK TOHUMU ÇATLATMAK İÇİN… - 28/01/2021
Üretebilen insanlar sürekli çalışırlar.Sürekli bir şeylerle uğraşırlar.Sürekli üretirler; Sevgiyi, yardımlaşmayı, hayrı büyütme gayretiyle ,durmadan, yorulmadan, bıkmadan yarına bırakmadan .
 Devamı
Vedat KAHYALAR
DOĞALGAZ SERÜVENİ VE ADANA

Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
GENÇLİK NEREDE, BİZ NEREDEYİZ?

Hüseyin ACARLAR (Akit Gazetesi Misafir Kalem)
Üçleme Üzerine Derkenar

Orhan GÖKTAŞ
28 ŞUBAT KARARLARI VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Dr. M. Zeki UYANIK
Manevi İklim… Üç Aylar

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Abdulaziz TANTİK
Muhafazakarlık, İktidar ve Düşünce…

Kurtuluş KILINÇ
100. YILINDA CUMHURİYET'İN BAŞINDA KİM OLACAK

Uzman Psikoterapist Adnan KALKAN
BAĞIMLILIK KRİTERLERİ VE DÖNGÜSÜ

Abdulaziz KIRANŞAL
Regaib Gecesi Fırsatlarını Kaçırmayalım!

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
VEFATININ YIL DÖNÜMÜNDE ERBAKANI AN(LA)MAK

Metin ÖZEL
DİNLEMEMENİN BEDELİNİ AĞIR ÖDÜYORUZ.

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
Modernite; insanın kendi orijinalliğinden utanmasıdır.

Mustafa BAYGIN
Asimetrik Saldırılar Başladı, Hedef Türkiye!

Recep GÜNDOĞAN
Yol ayırmak mı? İtibar aramakmı?

Battal ASLAN
ŞAVAŞI DURDURAN DİN..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Fazlı KORKMAZ
MUSA A.S'IN MİSYONU

Talip KOKTAŞ
Mikro Âlemden Makro Âleme

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Türkiye çok değerli bir sanayicisini kaybetti…

Feyzullah AKDAĞ
KISACA MUTLULUK

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!

İmran GAZEL
İNSAN