• https://www.facebook.com/AdanaBuyukSaatGazetesi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+90 552 241 03 21
  • https://twitter.com/BuyukSaatGazete
  • https://www.instagram.com/adanabuyuksaat/?hl=tr
  • https://www.youtube.com/channel/UC1nzYHN5kSbjEovGgI-AQjQ
Uzman Psikoterapist Adnan KALKAN
BAĞIMLILIK KRİTERLERİ VE DÖNGÜSÜ
15/02/2021

Bağımlılık nedir?

Bağımlılık kavramı psikolojik, fizyolojik ve toplumsal bir sorun olarak hayatımızda sıkça kullandığımız bir kavram haline gelmiştir.

Bağımlılık, bireyin bedensel, ruhsal ve sosyal hayatını olumsuz etkileyen psikiyatrik bir sendromdur. Bireyin kullanmaya başladıktan sonra kendini kullanımdan alıkoyamaması ve yaşamının zorlaşması bağımlılık tanımı için önemlidir.

Güçlü (2015) çalışmasında Ögel’den (2001) aktardığına göre bağımlılık, bireyin kullandığı maddeyi birçok kez bırakma girişiminde bulunmasına rağmen bırakamaması, gün geçtikçe alınan madde miktarını arttırması, kullanmayı bıraktığında ise yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, psikolojik ve fizyolojik zararlarının farkına varmasına rağmen kullanmaya devam etmesi, zamanının büyük çoğunluğunu madde arayarak ya da maddeyi düşünerek geçirmesi durumdur.

Bağımlılık, bir kere ortaya çıktıktan sonra yinelenmesi ve zamanla artması söz konusu olup bağımlı olunan uyarıcı kullanılmadığı zamanlarda yani kesilmesi durumunda bazı bedensel ve ruhsal rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Bağımlı olan kişiler, birçok rahatsızlık ve hastalık belirtisi göstermesine rağmen kendilerini, aşırı arzu ve istek karşısında engelleyememeleri sonucunda söz konusu maddeyi kullanmak zorunda hissetmektedirler. Öyle ki yoksunluk durumunda çok ciddi problemler yaşayabilmektedirler.

 

Genellikle bireyler karşı karşıya kaldığı problemler karşısında “ya savaş ya kaç ya da teslim olmak” tercihleri ile karşı karşıya kalırlar. Burada teslim olanlar bağımlılığa maruz kalmakta ve gün geçtikçe daha da problemleri derinleşmektedir.

Bağımlılığa giden yol;

  • Aşırı istek uyanması
  • Kullanımın artması
  • Etkisinde kaldığı bağımlılık unsurunu gereksinim misali sürekli artırması

Genellikle bağımlılık tanısı için bireylerde aranan bazı kriterler vardır.

Bu kriterlerden bazıları şunlardır:

  1. Kullanılan maddeye tolerans gelişmesi
  2. Madde kesildiğinde ya da azaltıldığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması
  3. Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için yapılan ama boşa çıkan çabalar
  4. Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama
  5. Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin olumsuz etkilenmesi
  6. Maddenin daha uzun ve yüksek miktarlarda alınması
  7. Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımını

sürdürmek (https://www.yesilay.org.tr/tr/)

Bu kriterlerden 3 tanesinin varlığı tanı konulması için yeterlidir. Bu kriterler alkol, uyuşturucu madde için genellikle bağımlılık için önem arz eder. Bununla birlikte medya ve teknoloji bağımlılığı da hızla yayılmaya devam etmektedir. Unutulmamalıdır ki tanı sadece uzmanlarca konulmaktadır.

Griffiths’e (1999) göre davranış tabanlı bağımlılıkların tanı ölçütleri şunlardır: 

Dikkat Çekme (Salience): 

Kişinin yapmak istediği bir eylemin onun yaşamındaki tek önemli olay haline geldiği durumlarda ortaya çıkar. Bu durum kişinin düşüncelerine, duygularına ve davranışlarına hâkim olur. Örneğin, teknolojik aletleri sıkça kullanan bireylerin herhangi bir ihtiyacı yokken dahi teknolojik cihazlarla ilgilenme düşüncesi. 

 

Ruh Hali Değişimi (Mood Modification): 

Duygu durum değişimi, bir etkinlikle uğraşma sonucunda bireyin belirttiği kişisel tecrübeleriyle ilgili olup, bir baş etme stratejisi olarak görülebilir. 

Tolerans (Tolerance): 

Öncekilere benzer etkinin oluşması için, belirli eylemin miktarının arttırılması için geçen süredir. Örneğin, mobil telefonu sıklıkla kullan bir bireyin başlangıçta daha az sürede yaşadığı doyuma ulaşabilmesi için teknolojik cihazlarla geçirdiği zamanı arttırması gerekmesi. 

Yoksunluk (With drawal Symptoms): 

Yoksunluk durumu istenilen bir davranış devam ettirilemediğinde ya da alınmak istenen madde alınamadığında ya da ansızın kesildiğinde ortaya çıkan kötü duygular ya da istenmeyen fiziksel etkilerdir. Örneğin, bir bilgisayar oyunu kullanıcısının oyunu oynaması engellendiğinde, kişide titreme, huysuzluk ve sinirlilik hallerinin oluşması. 

 

Çatışma (Conflict): 

Bağımlı kişiler ile sosyal çevresindeki bireyler arasında meydana gelen iş hayatı, sosyal yaşam, hobiler ile ilgili çatışmaları ya da kişinin kendi iç dünyasındaki çatışmalarını kapsar. 

Nüks Etme (Relapse): bir bağımlılık aktivitesinin önceki örüntüleriyle yeniden oluşma eğilimidir.

Bağımlılığa tekrar dönülmesidir.

Belli bir aktivitenin daha önceki örüntüleriyle tekrar oluşması eğilimidir ve yıllar süren kaçınma ya da kontrolden sonra tekrar bağımlılığın en uç düzeyine dönülmesidir.

Bağımlılık Döngüsü

Bağımlılığın aşamaları ve bir döngüsü vardır. Bu aşamalar kati değildir, kişiden kişiye değişir. Aslında kişi, bir gün bağımlı olacağını asla aklına getirmeden ilk denemesini yapar. 

  1. Herkes Kullanıyor Acaba Ben De Denesem Ne Olur! gibi düşüncelerin akıldan geçtiği hazırlanma aşaması.
  2.  Maddenin İlk Kez Denenmesi: Merak ve bunun yanında korku duygusunun ön planda olduğu aşama; arkadaşının/arkadaşlarının madde kullanıyor olması, farklı olduğunun çevreye ilanı ile birlikte duygusal boşluğuna çözüm olması nedeniyle ilk kez madde kullanma evresi. 
  3.  Keyif ve/veya Rahatlama İçin Kullanılan Maddeyi Sürekli Kullanır Hale Gelme: Kişi, ‘’bağımlı olmam’’, ‘’kendimi kontrol edebilirim’’, ‘’bu son defa olacak’’ diyerek madde alımını sürdürme evresi. 
  4. Yoğun Madde Kullanma: Sık ve yoğun tarzda maddenin kullanımı başlamıştır. Madde kişinin yaşamında olumsuzluklara neden olur. Kişi, yaşam tarzının değiştiğini fark eder ama bunu değerlendirmez. Artık, maddeyi bırakacak arzusu ve bunu başarabileceğine karşı isteğini kaybetmiştir ve kendini güçsüz hissetmektedir. 
  5. Madde Kullanma Davranışını Değiştirebileceğine Yeniden İnanma: Zararları çok arttığından kişide madde kullanımından kurtulma isteği doğabilir, başına gelen olumsuz deneyimlerin maddeyi kullanmasından olduğunun farkındadır. Kurtulma isteği maddeyi alma hissinden daha kuvvetli olduğu için kişinin bu aşamada desteklenmesi ve umut verilmesi onun başarabilirim inancını destekler. Kullandığı maddeden ayrılmak hem fiziksel hem de psikolojik olarak acıtacağından belki de savaşmaya hazır değildir. Kişiyi bu aşamada bırakmaya zorlanmak, bırakma girişiminin başarıyla sonuçlanmasına neden olabilir. 
  6. Yeniden Madde Kullanmayı Düşünme: Kişide kullanmış olduğu maddeye karşı yeniden pozitif düşünceler oluşmaya başlar. Madde kullanmamaya karşı katı tutumu zayıflarken, madde kullandığı zamanlara ait olumlu anılar geri gelmeye başlar. Eski arkadaş çevresini aramaya başlar, onlarla buluşmalar gerçekleştirir. Kişiye bu aşamada yardım edilmesi tekrar başa dönmeyi engelleyebilir. 
  7. Arada Sırada Madde Kullanmaya Başlanması: İlk kullanımda olduğu gibi tekrar bir kez almaktan bir şey olmaz düşüncesi hâkimdir. Bu aşamada kişi büyük bir pişmanlık duymaktadır. Suçluluk hissinden dolayı kimseye yeniden başladığını söylemeyebilir. Bu nedenle yardım istemez. Erken fark edilmesi bırakmayı kolaylaştırır. 
  8. Tekrardan Başlama: Madde yoğun bir şekilde tekrar kullanılmaya başlanmıştır. Bağımlılığın tüm belirtileri ortaya çıkmıştır (Güçlü, 2015).

 

Adnan Kalkan/Teknoloji Bağımlılığı ve Bilinçli Medya Kullanımı Kitabından…

 



50 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAÇIN KIZLAR SOKAKTAN, SIĞININ YUVANIZA - 07/03/2021
Sokak öyle sanıldığı kadar güvenli değildir, aksine tehlikenin en merkezidir. Baba ve koca evi ise sokaklardan çok daha güvenlidir.
Bu Vatanın Gerçek Sahiplerine Mektup/Adnan Kalkan - 05/02/2021
Millet, ümmet ve vatan olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Gerek Dış baskı ve saldırılar gerek içerdeki iş birlikçileri kargaların leşe saldırdığı gibi saldırıyorlar.
İnternet Bağımlılığını Önleme Yolları - 07/01/2021
Bilgilendirme Yoluyla Önleme
Karma Eğitim Adaletsizliktir, Nesli Öğütüyor... - 10/09/2020
Karma eğitimin zararları
Eğitim Sorunlarımız - 29/06/2020
Sürekli Batıyı üstün, Kadim Doğu İslam medeniyetini aciz gösteren kitaplar aciz nesil yetiştirir
Stres Ve Kaygının Başarıya Etkisi - 19/06/2020
.
STRES VE KAYGININ BAŞARIYA ETKİSİ - 14/06/2020
.
Deprem Sonrası Psikolojik Destek Tavsiyeleri - 28/01/2020
.
ÇOCUKLARA İSTENDİK DAVRANIŞ KAZANDIRMAK - 24/10/2019
.
 Devamı
Vedat KAHYALAR
DOĞALGAZ SERÜVENİ VE ADANA

Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
GENÇLİK NEREDE, BİZ NEREDEYİZ?

Hüseyin ACARLAR (Akit Gazetesi Misafir Kalem)
Üçleme Üzerine Derkenar

Orhan GÖKTAŞ
Stop Erdoğan!

Dr. M. Zeki UYANIK
Manevi İklim… Üç Aylar

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Abdulaziz TANTİK
Anbean kirleniyoruz…

Kurtuluş KILINÇ
NE ERBAKAN'MIŞ BE!

Uzman Psikoterapist Adnan KALKAN
KAÇIN KIZLAR SOKAKTAN, SIĞININ YUVANIZA

Abdulaziz KIRANŞAL
Bunları Yapıyorsak Başka Günaha Gerek Yok

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
28 ŞUBAT VE BİTMEYEN HESAPLAŞMA

Metin ÖZEL
NEFRET SÖYLEMLERİ BİRLİĞİMİZE ZARAR VERİYOR.

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
SİZİN EŞREF SAATİNİZ NE ZAMAN?

Mustafa BAYGIN
Ermenistan’daki Darbenin(!) Şifreleri; KARABAĞ’a SALDIRI!

Recep GÜNDOĞAN
“Onlar Atalarının Dini Üzeredirler”

Battal ASLAN
ŞAVAŞI DURDURAN DİN..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
YENİ NORMALLER BENİ ÇOK KORKUTUYOR !!!

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Fazlı KORKMAZ
MUSA A.S'IN MİSYONU

Talip KOKTAŞ
Mikro Âlemden Makro Âleme

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Bir çağrımız var

Feyzullah AKDAĞ
GELİŞİM SÜRECİNDE AKRABALIK İLİŞKİLERİNİN ÖNEMİ

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!