• https://www.facebook.com/AdanaBuyukSaatGazetesi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+90 552 241 03 21
  • https://twitter.com/BuyukSaatGazete
  • https://www.instagram.com/adanabuyuksaat/?hl=tr
  • https://www.youtube.com/channel/UC1nzYHN5kSbjEovGgI-AQjQ
Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
SİYASET, İSTİHBARAT VE TERÖR
18/02/2021

Kahrolası terör yine can yaktı. Onlarca vatan evladı şehit düştü. Acı, yürekleri dağladı. Tüm Türkiye yasa boğuldu.

Bunlar, klasikleşen acı gerçekler. Ancak bu son terör olayı sanki bugüne kadar şahit olduklarımızın hiçbirine benzemiyor. Çok daha farklı!

Neden derseniz, tereddütsüz hain terörü sonuna kadar lanetliyoruz. Ancak şu var ki, terörü lanetlememiz, yaşananları gözden geçirmemize engel olmamalı.

Bir yerlerde yanlış yaptık?  sorusunu sormak ve öz eleştiri yapmak hepimizin görevi.

Basına yansıdığı kadarıyla terör örgütü PKK’nın elinde rehin bulunan asker, polis ve istihbaratçılardan oluşan güvenlik güçlerimiz 2015-16 yıllarında sözüm ona çözüm sürecinin gölgesinde rehin alınmışlar.

Hem de ülkemizin göbeğinde Diyarbakır’da, Siirt’te, Erzincan’da, Tunceli’de. Burada çözüm sürecini sorgulayacak değiliz, ancak tarihi bir anekdotu hatırlatmakta yarar var.

DEVLETE GÜVEN ZEDELENMEMELİ

Geçtiğimiz yıllarda (2011) işgalci İsrail’in bir askeri Filistinli direniş grubu HAMAS tarafından esir alınmıştı. Beş yıl rehin tutulan işgalci İsrail askeri Gilad Şalit'e karşılık 1027 Filistinli mahkûm salıverildi.

Baba Şalid : "Bin 935 uzun gece ve gündüzün ardından bugün bizim için önemli bir gün. Oğlumuz Gilad evine dönecek. Başbakan Netanyahu'yu cesaretinden dolayı kutluyorum" demişti.

Başbakan Netanyahu da bu kadar kişinin serbest bırakılmasına tepki gösteren İsrail halkına mealen şöyle bir açıklama yapmıştı: “Biz de gençliğimizde MOSSAD hesabına çalışmalar yaptık, operasyonlara katıldık. Tüm bu operasyonlarda arkamızda güçlü bir devlet hissediyorduk. Başımıza bir şey gelirse devletimiz bizi hemen kurtarır inancıyla operasyonlara rahat gidiyorduk. Bugün bu askeri taviz vererek kurtarmazsak yarın İsrail lehine çalışacak adam bulamayız, askerlerimiz güvende olmaz” demişti.

Bu güven bizim askerlerimizde var mıydı ya da bugünden sonra olur mu? Durum gerçekten vahim. Altı yıldır esaret altında rehin tutulan güvenlik güçlerimizin neredeyse esamesi bile okunmadı.

Soru önergelerine cevap verilmedi, konuyu gündemde tutmaya çalışanlar terörist olmakla itham edildi.

Kamuoyunun hiç haberi bile olmadı desek yeridir. Ancak şehit edildiklerinde durumlarından haberdar olduk. Çok cılız seslerle tepkiler verildi ama yeterli derecede sahip çıkılmadı.

Hatta son iki yıldır Diyarbakır’da HDP önünde oturma eylemi yapan bazı annelerin çocuklarının da güvenlik kuvvetleri olduğu saklandı.

Bugün belki de yılların ihmalinin sonucunu yaşıyoruz. Askerlerimiz orada esirken dikkatli operasyon yapılmalıydı.

Uçaklarımızın bombalaması sonucu şehit oldukları iddialarının ne derece doğru olduğunu bilmiyoruz.

Bu iddialar doğruysa bile, bilmeden ve savaş esnasında yaşanan hadiselerde olabilecek bir durumdan dolayı ülkemizi suçlamak yersizdir.

İddialar doğru olsa bile katil, cani teröristlerin vahşetinin bir boyutudur. Ellerindeki rehineleri bir kalkan olarak kullanmışlardır.

Halen olayın perde arkasını tam olarak bilmiyoruz. Gerçekten 13 kişi miydi yoksa başkaları da var mı? Umarız başka rehin askerlerimiz yoktur.

SİYASETTE VE İSTİHBARATTA CİDDİYET

Bu arada Sayın Milli Savunma Bakanı Paşa’mızın da artık iyi bir politikacı olduğunu öğrendik. Olayı soğukkanlılıkla “13 vatandaşımızın naaşına ulaşıldı” şeklinde ifade ederek olayı hafifletmeye yönelik açıklama yaptı.

 Sonradan anlaşıldı ki hepsi de zıpkın gibi iyi yetişmiş genç, asker, polis, komando ve istihbarat elemanları olarak seçilmiş kişilerden oluşuyordu.

Ve tabi söylenenler doğruysa, tutsak polislerden birisinin KHK ile ihraç edildiği ne acı, bunu düzenleyenlerin hiç mi haberi yoktu?

Anlaşılan bu polis görevinin başında sanılıyordu, ihraç edildi. Kayıp listesinde bile değildi.

Tüm bunlardan sonra son söz; “En çok bağıran en çok suçludur”. Bu konuda terörist başını bin parçaya böleceğini söyleyenler acaba suçluluk psikolojisiyle böyle saldırgan davranıyor olabilirler mi? Bakanlık slogan atma yeri değil, icraat yeridir.

 Ayrıca şehitlerin cenaze namazlarının kılındığı gün, pandemiye rağmen, kapalı spor salonlarını doldurarak, salonlar doldu-taştı diye sevinçle, gürültü-patırtıyla “Pandemiye rağmen salonları doldurdunuz” diyerek kutlama yapmak, kongre yapmak hangi vicdana sığar! Hiç kimse de bu kongreleri birkaç gün de olsa erteleyelim diye uyarmadı mı?

Rahmetli Erbakan’ın zamanın Milletvekili Fethullah Erbaş’ı gönderip rehin askerleri kurtardığından hiç mi ders almadılar? Hiç mi tek bir canın dünyaya bedel olduğunu düşünmediler.

Rabbim şehitlerimize rahmet, acılı ailelerine sabır, yöneticilerimize basiret, milletimize de metanet versin.

Doç. Dr. Necmettin Çalışkan 18.2.2021



58 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

28 ŞUBAT VE BİTMEYEN HESAPLAŞMA - 04/03/2021
O günlerden hesap sorulduğu vehmine kapılmak ve o dönemi eleştirmek reytingi yüksek bir moda.
VEFATININ YIL DÖNÜMÜNDE ERBAKANI AN(LA)MAK - 01/03/2021
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız vefatının yıl dönümünde “Yaşanabilir Türkiye” temasıyla yâd ediliyor. Her yıl farklı sloganların kullanılması güzel ve anlamlı oluyor.
MUHAMMED EMİN SARAÇ HOCA EFENDİ - 25/02/2021
Son devir ulemasından Muhammed Emin Saraç Hoca Efendi ahirete irtihal eyledi. Allah rahmet eylesin.
YERLİ ÜRETİM VE KAPİTALİZME DİRENİŞ - 11/02/2021
“Dava, Gönül ve İş İnsanı Merhum Süleyman Çalışkan” başlığıyla yayımlanan seri yazımızın son bölümünde iş hayatı ve çeşitli hassasiyetlerine ilişkin anekdotlara yer vereceğiz.
TEŞKİLATÇILIK VE DAVA ADAMLIĞI - 04/02/2021
Bir önceki yazımızda “Dava, Gönül ve İş İnsanı” başlığıyla giriş yaparak aktardığımız, merhum Süleyman Çalışkan’ın hayatıyla ilgili kesitlere ikinci bölümüyle devam ediyoruz.
DAVA, GÖNÜL VE İŞ İNSANI MERHUM SÜLEYMAN ÇALIŞKAN - 30/01/2021
Malumunuz büyükler küçükleri anlatırken öğüt verir gibi anlatırlar. Küçükler de büyükleri anlatırken, o kişinin hayatından, yaşantısından ve fikirlerinden ders almayı bir miras gibi kabul ederler.
DAVA, AKSİYON VE İŞ ADAMI MERHUM SÜLEYMAN ÇALIŞKAN - 26/01/2021
Malumunuz büyükler küçükleri anlatırken öğüt verir gibi anlatırlar. Küçükler de büyükleri anlatırken, o kişinin hayatından, yaşantısından ve fikirlerinden ders almayı bir miras gibi anlatırlar.
“BAYRAK DEĞİŞİMİNDE” SIRADAKİ İSİM JOE BİDEN - 22/01/2021
ABD’de yeni başkan seçimi tamamlandı. 46. Amerikan Başkanı Joe Biden çalkantılı süreçten sonra en sonunda görevi devraldı.
Gaz Alan Değil; Bilgi Dolu İlkeleri Olan Bir Gazete - 16/01/2021
Okuyucusuyla bir bütün; Hatay’dan Hakkari’ye, Edirne’den Kars’a tüm okuyucularıyla aynı bakış açısı ve şuuruna sahip olan gazete.
 Devamı
Vedat KAHYALAR
DOĞALGAZ SERÜVENİ VE ADANA

Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
GENÇLİK NEREDE, BİZ NEREDEYİZ?

Hüseyin ACARLAR (Akit Gazetesi Misafir Kalem)
Üçleme Üzerine Derkenar

Orhan GÖKTAŞ
Stop Erdoğan!

Dr. M. Zeki UYANIK
Manevi İklim… Üç Aylar

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Abdulaziz TANTİK
Anbean kirleniyoruz…

Kurtuluş KILINÇ
NE ERBAKAN'MIŞ BE!

Uzman Psikoterapist Adnan KALKAN
KAÇIN KIZLAR SOKAKTAN, SIĞININ YUVANIZA

Abdulaziz KIRANŞAL
Bunları Yapıyorsak Başka Günaha Gerek Yok

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
28 ŞUBAT VE BİTMEYEN HESAPLAŞMA

Metin ÖZEL
NEFRET SÖYLEMLERİ BİRLİĞİMİZE ZARAR VERİYOR.

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
SİZİN EŞREF SAATİNİZ NE ZAMAN?

Mustafa BAYGIN
Ermenistan’daki Darbenin(!) Şifreleri; KARABAĞ’a SALDIRI!

Recep GÜNDOĞAN
“Onlar Atalarının Dini Üzeredirler”

Battal ASLAN
ŞAVAŞI DURDURAN DİN..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
YENİ NORMALLER BENİ ÇOK KORKUTUYOR !!!

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Fazlı KORKMAZ
MUSA A.S'IN MİSYONU

Talip KOKTAŞ
Mikro Âlemden Makro Âleme

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Bir çağrımız var

Feyzullah AKDAĞ
GELİŞİM SÜRECİNDE AKRABALIK İLİŞKİLERİNİN ÖNEMİ

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!