• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Büyüksaat-Gazetesi-102221029841622/?ref=tn_tnmn
  • https://twitter.com/bfyildirim






 Adana Kıvanç Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu
















Ümre Döviz ve Altın  A.Ş.
Çoşkun Niziplioğlu
Son Fiyatı Bizden 
 Öğrenebilirsiniz
   0322 352 53 30
   0322 352 53 31

  






Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
Türkiye’ye, kendi ayağına kurşun sıktırıyorlar!
27/08/2016

Şundan kesinkes eminim artık: 15 Temmuz saldırısı, bu toplumun İslâmî varlığını topyekûn yok etmeyi, medeniyet iddialarının yegâne kaynağını oluşturan ruhköklerini bitirmeyi amaçlayan bir saldırıydı.

Ve bu saldırı, bütün hızıyla sürüyor...

Fakat biz 15 Temmuz'un ne olduğunu bile kavrayabilmiş değiliz hâlâ!

15 TEMMUZ SALDIRISI, İSLÂM'A KARŞI KÜRESEL BİR SALDIRIDIR!

İnsanlar, 15 Temmuz'un ikinci ayağı gelecek mi, diye son derece tedirginler, haklı olarak.

Yakıcı mesele şu burada: 15 Temmuz'da yaşanan saldırının nasıl bir saldırı olduğunu tespit edemezsek, karşı karşıya kaldığımız tehlikeyle başarılı bir şekilde aslâ mücadele edemeyiz.

Önce şunu görelim, artık: 15 Temmuz, İslâm'a karşı gerçekleştirilen küresel bir saldırıdır.

Altını çizerek tekrar ediyorum: 15 Temmuz, küresel sistem tarafından İslâm'a karşı başlatılan son derece sofistike, karmaşık, kafa karıştırıcı, hedef saptırıcı, çok iyi planlanmış küresel bir saldırıdır.

SEKÜLER BİR “HAÇLI” SAVAŞI”YLA KARŞI KARŞIYAYIZ!

İngilizlerin kurduğu, kodlarını belirlediği küresel kapitalist sistem, iki asırdır, İslâm'la savaşıyor. Bu, İslâm'a karşı iki asırdır sürdürülen seküler bir Haçlı savaşıdır. İngilizler, bu seküler haçlı savaşını Şark Meselesi olarak bilinen stratejiyi adım adım hayata geçirerek sürdürüyorlar.

İngilizlerin “Şark Meselesi” stratejisiyle hayata geçirdikleri, iki aşamalı bir savaş bu:

Birinci aşaması, tarih yapan bir aktör olarak İslâm'ı tarihten uzaklaştırmak/tı: Osmanlı'yı durdurmakla bu birinci aşamayı başardılar.

İKİ “PARALEL DİN”: NEO-HÂRİCİLİK VE FETÖ

Şark meselesinin ikinci ayağı ise, Müslümanları İslâm'dan uzaklaştırmak.

Bunu da iki ana aktör üzerinden, iki zıt “paralel din” (neo-hâricîlik veya neo-selefîlik ve Protestan İslâm) icat ederek gerçekleştirmeye çalışıyorlar -bir asırdan fazla bir süredir.

Bu süreç, hem Vehhâbiliğin icat edilmesiyle hem de Kemalist fundamentalizmle başlatılan, bizim seküler ve İslâmî entelijansiyamızın henüz tam olarak kavrayamadığı çok tehlikeli bir süreçtir.

İngilizler, birinci “paralel din”i, Vehhâbilik üzerinden hâricî mantığına dayanan, İslâm'ı şiddetle, terörle özdeşleştiren DAEŞ vesaire gibi neo-selefî'likle icat etmeyi başardılar. Öyle ki, hâricî mantığı, İslâm dünyasında tarihte ilk defa Müslüman toplumların omurgası hâline geldi. Bu İslâm'ın geleceği acısından son derece tehlikeli bir süreçtir.

Sonuçta sözümona “İslâm Devleti” kurdurdukları DAEŞ vesaire gibi örgütlerle kitleleri İslâm'dan nefret ettirme, uzaklaştırma konusunda büyük bir mesafe katettiler.

İşte 15 Temmuz, kitleleri İslâm'dan uzaklaştırma sürecinde geliştirilen ikinci paralel din tehlikesinin FETÖ üzerinden devreye girdirilmesidir.

Ortaya çıkan manzarayı çok iyi okumak ve buradan geleceğe projeksiyon yapmak durumundayız: Küresel sistem, İslâm'ı içerden dönüştürmeye ve dize getirmeye çalışıyor.

15 Temmuz'la İslâm'ın yeniden tarih yapma imkânları, İslâm'ı dönüştürecek işte bu iki “paralel din” üzerinden dinamitlenmek ve bitirilmek istendi.

DİKKAT! DÜNYAYA SUNACAĞIMIZ ŞEYİ BİZZAT BİZE YOK ETTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR!

Şunu iyi bilelim: 15 Temmuz bitmiş bir saldırı değil, süregiden ve değişik yöntemlerle sürdürülen bir saldırıdır.

Bu saldırıyı maddeler hâlinde şöyle özetlemek mümkün:

1-FETÖ kullanılarak, cemaatler vuruluyor...

2-FETÖ'nün bir “cemaat” olduğu zihinlere kazınarak, fosilleşmiş laikçi-Kemalizmin önü açılıyor...

3-Yapılmak istenen şey, Türk toplumunun varlık nedenini oluşturan İslâmî ruhköklerini kurutmak.

4-Böylelikle, bu toplumun bin yıl tarih yapmasını mümkün kılan ve tam da İslâm'ın yeniden tarih yapacak yegâne kaynağını oluşturan Ehl-i Sünnet Omurga'nın çökertilmesi hedefleniyor...

Ehl-i Sünnet Omurga'nın varlığını sürdüren yegâne kaynak cemaatlerdir; özellikle de bizim ruh köklerimizi oluşturan, yaşatan tasavvufî cemaatlerdir.

Elbette ki, iki asırlık medeniyet krizi sürecinde cemaatlerin yaşadığı sorunları, zaafları da konuşmamız gerekiyor; bu, başka bir yazının konusu.

Ama asıl mesele şu: Tasavvufî cemaatleri etkisiz hâle getirmek demek, bu toplumun ruh köklerini yok edecek tehlikeli tohumları ekmek demektir.

Tasavvufî cemaatleri yok etmek demek, Yunus'u, Mevlânâ'yı, İmam Rabbânî'yi, Gazâlî'yi, Nakşibendî geleneği, Itrî'yi, Akşemseddin'i, Fatih'i, Molla Gurânî'yi, Sinan'ı, Şeyh Galib'i yok etmek demektir. Bu kurucu şahsiyetleri yok etmek, bu toplumun Kur'ân ve Sünnet'ten süt emerek inşa ettiği bin yıllık mimarî, sanat, estetik ve hayat birikimini ve ruhunu yok etmek demektir.

En önemlisi de, hâricî mantığına ve İslâm'ın protestanlaştırılması tehlikesine karşı Kur'ân ve Sünnet'e dayalı olarak geliştirilen İslâmî ilim, irfan ve hikmet tecrübesi üzerinden inşa ettiğimiz gönülleri fethedecek irfânî geleneğe ve ruha dünyanın şiddetle ihtiyaç hissettiği bir zaman diliminde cemaatlerin hedef tahtasına yatırılması, bizim bin yıllık medeniyet dinamiklerimizin bizzat kendi ellerimizle dinamitlenmesi demektir.

15 Temmuz saldırısından sonra yapılan şey tam da bu işte: Bizim dünyaya sunacağımız hazine, bizim ruh köklerimiz yerle bir ediliyor.

Eğer bizim ruh köklerimizin yok edilmesine göz yumarsak, bu toplum çöker ve dünyaya sunacağımız Ehl-i Sünnet Omurga'ya dayanarak geliştirdiğimiz ruh köklerimizden beslenecek medeniyet fikri de suya düşer.

Ülkeyi yöneten insanları bu tuzağa karşı müteyakkız olmaya ve gereken adımları gecikmeden atmaya davet ediyorum.

YANLIŞ BİR TRENE BİNDİRİLMEK VE TRENDE TERS YÖNE KOŞMAK...

Yazıyı, sizi ters köşe yaparak bitireyim...

Büyük düşünür Nietzsche, şöyle bir şey söylemişti: “Yanlış bir trene binmişsiniz! Ama trende koridorda ters yöne doğru koşup duruyorsunuz! Boşuna koşturursunuz!

Nietzsche, felsefî düzlemde önemli bir durumalış'tan sözediyor; ama sanki bizim yüzyıllık savuruluşumuzu anlatıyor gibi, öyle değil mi?


Yeni Şafak



540 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yüreğim yanıyor ... - 27/06/2020
.Eğitimde, kültürde kazanılamayan istiklal ve istikbal mücadelesi kaybedilmeye mahkûmdur!
Peygambersiz din, cemaatsiz cami, ailesiz cemiyet yaşayamaz! - 10/11/2019
.
Ailenin çöküşünü seyredemeyiz! - 16/03/2019
.
Dünyanın alacağı şekli, İslâm’ın teo-politiği belirleyecek... - 10/02/2019
.
Fuat Sezgin Hoca, pergeli medeniyetimize sâbitledi, gitti... - 01/07/2018
.
Erdoğan’a 20 öneri - 29/06/2018
.
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası - 08/04/2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
Yusuf Kaplan: Eğitim sistemimiz fikir insanı yetiştirmiyor - 24/02/2018
.Katıldığı konferansta gençlik ve eğitim üzerine konuşan yazar Yusuf Kaplan, “Biz ezberlerle yaşıyoruz" dedi
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler... - 09/01/2018
.
 Devamı
Köşe Yazıları
Bekir Fevzi YILDIRIM
YENİ VALİMİZİ BEKLEYEN SORUNLAR...

Hasan Çınar
Bir tüccara kullanmak üzere şartlı olarak yüz bin türk lirası verebilir miyim?

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Talip Koktaş
Vefa bir semt adından ötedir

Deklanşör Remzi -Yıldırım
Birlik Beraberlik Deniyor, Aksini Yapanlar Kahrediyor ..!

Abdulaziz KIRANŞAL
Biz kulluğumuzu asla sadece camilere hapsetmeyeceğiz

Abdurrahman Dilipak
Biz bu kafayla!..

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Allah Korusun!

Faruk Beşer
Bir 28 Şubat saldırısının muhatabı olmak

Yusuf Kaplan(KONUK YAZAR)
Yüreğim yanıyor ...

Hayrettin Karaman(Konuk Yazar)
Sayın Başkanım (Mürsî)

Fatma KIZILTAŞ
Vandalizme son vermeyen Beyaz adamların Siyah gözyaşı !

Osman Palamut
Vatan ve Millet aşkı

Dr.M.Zeki UYANIK
Korona Günlerinde Tefekkür...

Nurettin AYDIN
Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”

Sait Özdemir
İsteklerimize sınır koymak..

İdris POLAT
İdris Polat: Oku! Kalk ve Uyar!İ

Muhammet Tunç
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Battal Aslan
ŞİMDİ LİBYA DA NE İŞİMİZ VAR..!!

Muhammet YILDIRIM
“Babam Seyrediyor !”

Adnan Kalkan
Eğitim Sorunlarımız

Mehmet Ergin
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Recep Gündoğan
Fatihin Tablosu, Ödenen Ücret Ve Siyasi Hazımsızlık

Vedat KAHYALAR
YENİ GENÇLER NE İSTİYOR?

Erdoğan Akın
Üşüyorsak Sebebi Var

Hasan DEMİR
#Yenizelanda #(Newzealand)

Abdullah Sevim Kulfani
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Yavuz Topaloğlu
DEVLET ve AHLAK FELSEFESİNİ İSTİSMAR

Mehmet Özler
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Mustafa Tekin KAYTANCI
Gerçek Dost ,Gerçek Arkadaş