• https://www.facebook.com/AdanaBuyukSaatGazetesi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+90 552 241 03 21
  • https://twitter.com/BuyukSaatGazete
  • https://www.instagram.com/adanabuyuksaat/?hl=tr
  • https://www.youtube.com/channel/UC1nzYHN5kSbjEovGgI-AQjQ
Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
ahmettasgetiren@hotmail.com
Sen nesin?
26/10/2016

Binde birini tanımıyor”dun öyle mi?Bu kıvırma eylemi mi?Belediyeler parsel parsel rant aktarırken yolsuzluk iddiası falan yoktu. Her şeyi “Hizmet” haketmişti.

Ondan sonra savaşı yolsuzluk diye başlattın. Sana verilen emniyet ve yargı alanını, verenlere karşı kullanmaya kalktın.

Mutfak bütçesinden para ayırıp öğrenci bursu veren kadınları Çağlayan Adliyesi önünde eyleme sevkettin.

Bıyığı terlememiş gençleri twit savaşında malzeme olarak kullandın.

Özel kalem müdürü güvenine layık görülen adamlarını, devletin en mahrem toplantısını dinleyip medyaya servis yapma işinde kullandın.

Cumhurbaşkanının yaverlerini, Genelkurmay Başkanının emir subaylarını casus gibi kullandın.

Binde birini tanımıyorsun öyle mi?

Yargıdaki ve jandarmadaki elemanlarına operasyon yaptırıp devletin Suriye politikasını vurmaya kalkıştın.  

Banka kurtarmaya sevkettin gönüllerini çeldiğin onbinlerce insanı. Öyle bir katakulli idi ki bu, hizmet gönüllüsü adamlar, başka bankadan para çekip Bankasya’yı kurtarmak için yatırdılar.

Amerika ile, AB ile, İsrail ile, Tayyip Erdoğan’a karşı kumpasta el ele verdin.

Ve geldin, sonunda darbe fitilini ateşledin.

Gözü dönmüşlüğün zirve yapması idi bu. Polisleri kullanmıştın, savcı ve hakimleri kullanmıştın, öğretmenleri, gençleri kullanmıştın, gariban ev kadınlarını kullanmıştın.

Savaş, savaş, savaş.

Dünyada “dialog” diyen bir hareketi, kendi ülkesinde savaşa soyundurmuştun.

Tankları sürdürdün milletin üzerine, F-16’ları, helikopterleri sürdürdün, kurşun yağdırttın...

Bir profesör çıkmış, “Şu sıralar albay olsaymışım” dedi, senin adına. Darbe gecesi, bir gazeteci, senin adına “Yok canım, Cumhurbaşkanı kurtulmuş olamaz” diye konuştu.

Gazetelerin, dergilerin, televizyonların savaş diline göre ayarlandı.

Üç vakte kadar bir şeyler olacaktı Tayyip Erdoğan’a, senin küflenmiş rüyalarına göre.

Bütün bu zamanlarda sana “Harcama bu insanları” diye seslendim. “Dünyada annesinden başka kimsesi olmayan ve bütün sızlanmasına rağmen annesini dinlemeyip, karın tokluğuna Moğolistan’a öğretmenlik yapmaya giden gencin duygularını harcama” dedim.  

Şunu söyleyebilirim: Ben senden daha çok hassasiyet gösterdim bu yapıya, bir islami birikim heba olmasın düşüncesiyle.  

Bozuk para gibi harcadın ümitleri.

Şimdi bana gelen mektuplarda nasıl bir acının yaşandığını gözlemleyebiliyorum.

Amerika’dasın.

Amerika sana kol kanat gersin diye çırpınıyorsun. Amerika’nın Tayyip Erdoğan’a yönelik öfkesi, senin umutlarının odaklandığı nokta.

Savaş çığırtkanlığı yapan bütün elemanlar, Türkiye dışında bir ülkeye kapağı attılar. Kimi Kanada’da arz-ı endam ediyor, kimi Amerika’nın şu veya bu eyaletinde. Kimi David olmuş, kimi Hans. Oralarda Türkiye’yi vurmak için seferber olmuşlar hepsi. Tepedekiler Türkiye karşıtlarının kucağında bulduğunu sanıyor kurtuluşu.  

Türkiye’de Bankasya’yı yaşatmak için seferber olan öğretmenler yaşıyor acıyı. Himmet toplayan, burs bulan kadınlar yaşıyor.

Bu dramı anlar mısın sen?

“Gel, biraz civanmerdlik varsa, ‘Beni alın, ötekileri bırakın, herkes benim çağrıma uydu, bedeli ben ödemek isterim’ de” diye seslendim. Duymadın galiba.

Üfürüyorsun oradan hala. Bedduadan beri, kimyanın bozulduğu gün gibi aşikardı. Şimdi “Yuf”larla konuşuyorsun. Aynı kimyevi bozukluk yansıyor yüzüne. “Bu mu muhabbet fedaisi?” diye soruyorum kendime.

Ben “Allah” değil “alla” dermişim. Bu ancak senin gibilerin aklına gelir. İki yüz yok, bende. İki yürek yok. “Allah’a bağlı bir hayat”ı konuşuyorum insanlarla, kendimle. Sen kendi yüreğine bak bir, orada hangi fırtınalar esiyor ki, böylesine bir ufunet yansıyor kameralara?

Geldiğin bayağılıktaki son nokta ise benden “Koca göbekli adam”  diye bahsetmen olmalı. Fizik bir aşağılama bu. Ben senin dilinle konuşmam, bu bayağılığa bayağılıkla karşılık vermek olur, ama kendi kendine bak bakalım, sen nesin?

Son hamlen, sözümona sahip çıkarak Ali Bulaç’ı hapishanede darbelemek oldu.

Tekrarlıyorum, civanmerdliğin kırıntısı varsa, gel teslim ol ve “İnsanları bırakın beni yargılayın” de. “Medrese-i Yusufiye” de bulunmak hep başkaları için mi şeref?



517 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Saadet çantada keklik olur mu? - 12/01/2021
Yüzde 50 artı 1 çetin bir hesap. Hele o 1. Yüzde 50’yi buldunuz 1’i bulamadınız. Ya da 49.9’da kaldınız. Seçim gecesi oylar sayılırken ölüp ölüp diriltecek bir sancı.
Allah Korusun! - 10/02/2019
.
Türkler... Kürtler... Duygular... - 09/01/2018
.
Kutlu Doğum haftasına çelme takmak niyedir, niye? - 25/04/2017
.
'Kılıç artığı' - 02/03/2017
.
Ahmet Taşgetiren: 'Evet dünyası”ndaki kaygının sebebi... - 26/02/2017
Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, bugünkü yazısında 'Evet'çilerin kaygısını kaleme aldı.
Kur’an’da Nifak Ve Münafığın Özellikleri - 14/02/2017
Kalbe düşen nifak tohumu yeşerdiği her an kalbi ele geçirir ve kalbi zehirler. Kalbi zehirlenen ve nifak hastalığına yenik düşmüş her beden artık münafıklık alametleri göstererek hem kendini hem içinde bulunduğu toplumu bulandırır.
İran için ne desem! - 18/12/2016
Halep’te, Suriye’nin genelinde katledilenler nereye düşüyor, İran’ın Müslümanlığı nereye?
HDP operasyonu ve ötesi - 06/11/2016
.
 Devamı
Vedat KAHYALAR
DOĞALGAZ SERÜVENİ VE ADANA

Hasan ÇINAR Adana İl Müftüsü
Merak Edilen Konular Hakkında Fetvalar

Bekir F. YILDIRIM
GENÇLİK NEREDE, BİZ NEREDEYİZ?

Hüseyin ACARLAR (Akit Gazetesi Misafir Kalem)
Üçleme Üzerine Derkenar

Orhan GÖKTAŞ
28 ŞUBAT KARARLARI VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Dr. M. Zeki UYANIK
Manevi İklim… Üç Aylar

Ramazan YÜKSEL
Hayali Bile Cihanlar Değer! (9 Eylül 2009 Tarihli Makalem)

Abdulaziz TANTİK
Muhafazakarlık, İktidar ve Düşünce…

Kurtuluş KILINÇ
100. YILINDA CUMHURİYET'İN BAŞINDA KİM OLACAK

Uzman Psikoterapist Adnan KALKAN
BAĞIMLILIK KRİTERLERİ VE DÖNGÜSÜ

Abdulaziz KIRANŞAL
Regaib Gecesi Fırsatlarını Kaçırmayalım!

Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN
VEFATININ YIL DÖNÜMÜNDE ERBAKANI AN(LA)MAK

Metin ÖZEL
DİNLEMEMENİN BEDELİNİ AĞIR ÖDÜYORUZ.

Muhammet TUNÇ
Yeni Yılın Nefis Muhasebesi

Sait ÖZDEMİR
Modernite; insanın kendi orijinalliğinden utanmasıdır.

Mustafa BAYGIN
Asimetrik Saldırılar Başladı, Hedef Türkiye!

Recep GÜNDOĞAN
Yol ayırmak mı? İtibar aramakmı?

Battal ASLAN
ŞAVAŞI DURDURAN DİN..!!

Hayati KOCA
ÖMÜR DEDİĞİN

Turgay BAŞBOĞA
28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?

Mahmut ERASLAN
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı

Fazlı KORKMAZ
MUSA A.S'IN MİSYONU

Talip KOKTAŞ
Mikro Âlemden Makro Âleme

Mehmet ULUĞTÜRKAN
Türkiye çok değerli bir sanayicisini kaybetti…

Feyzullah AKDAĞ
KISACA MUTLULUK

Mehmet ERGİN
Zihinsel Tipoloji Analizi ile Öğrenciler, Zihin Yapılarına En Uygun Meslekleri Seçiyorlar…

Ahmet TAŞGETİREN(KONUK YAZAR)
Saadet çantada keklik olur mu?

Yusuf KAPLAN (KONUK YAZAR)
Dijital Emperyalizm Çağı

Muhammet YILDIRIM
Güzel insanlar, Güzelliklere vesile olur.

Mehmet ÖZLER
NE “MİLİTARİST” Mİ ?

Abdullah Sevim KULFANİ
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…

Abdulkadir KAÇAR
Gülümsemenin Büyük Sırrı!

İmran GAZEL
İNSAN