• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Büyüksaat-Gazetesi-102221029841622/?ref=tn_tnmn
  • https://twitter.com/bfyildirim




                








Ümre Döviz ve Altın  A.Ş.
Çoşkun Niziplioğlu
Son Fiyatı Bizden 
 Öğrenebilirsiniz
   0322 352 53 30
   0322 352 53 31

  





Abdullah Sevim Kulfani

Abdullah Sevim Kulfani
abdullahsevimkulfani@gmail.com
Müminlerin Şiarı Adalet Olmalı…
08/05/2017

Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla,

ALLAH’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun değerli okuyucularım,

Adaletsiz davranma sorunumuz, bir bomba misali, herkesin elinde lakin, herkes üstünden atmaya çalışıyor.

O bomba bir gün patlarsa, olan hepimize olacak, farkında bile değiliz.

ALLAH celle celalühünün yeryüzündeki genel yasası SÜNNETULLAH’tır. Bu yasanın ALLAH’ ın yeryüzündeki sünnetinin üç  sac ayağı vardır:

Fiziksel Yasa, Biyolojik Yasa ve en önemli mihenk taşı Toplumsal Yasa…

Allah bu dünyada ateşi, önüne gelen her şeyi yakması için yaratmıştır. Bu gerçek kaçınılmazdır. Gerekli tedbir alınmadığı sürece, fakir zengin ayrımı yapmaz, evi ocağı ALLAH muhafaza yanabilir. Kainatta ki Her şey müthiş bir düzenle işler, ve bunların tamamı fiziksel yasanın gereğidir.  Aynı şekilde insan doğar, büyür, gelişir, beslenir, nefes alır ve bir gün ölür, ölümden öncesi de hakikattir. Ve bu Biyolojik bir yasadır.

İşte konumuzu , bizi ilgilendiren en önemli husus ise, Toplumsal Yasada gizli “Adaleti tesis edemeyen toplumlar yıkılmaya mahkumdur.” Roma’nın, Bizans’ın, Perslerin hatta Osmanlımızın son dönemleri… Bizans halkına zulmettiği,  Osmanlı ise adaletle hükmettiği için, Bizans toprakları İstanbul’umuz Müminlerin diyarı olmuştur. Maalesef ki Osmanlının son dönemlerinde batıya çalışan, gözünü makam ve hırs bürümüşlerin hataları yüzünden birçok toprağı yitirmişiz. Bugünümüzü sorgulamak istiyorum, acaba tarihten yeterince ders alabildik mi?

Görülüyor ki toplumsal olarak, her birimizin ortak sorunu olan Adaletle hükmedemeyişimizi, hep birbirimizin kucağına atıyoruz. Torpil yapılıyor, şöyle adaletsiz davranılıyor diyerek, yaygara kopararak mesuliyetlerimizi üzerimizden asla atamayız.

Biz hangi işi, nerede ne kadar doğru yaptık ki, neyi bekliyoruz!!! Kuru tartışmalarla birbirimizi, yöneticilerimizi suçlayarak, bir yere varamayacağımızı, türkler şöyle, kürtler böyle, suriyeliler şöyle,şiiler böyle, sünniler şöyle yaptı diyerek,  kendi kendimizi müslümanlar olarak kategorize ederek, kurtulamayacağımızı anlamamızın vakti geldi de geçiyor bile…

Sorun toplumsal olarak hepimizde ve ALLAH ın buyruğudur “ Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” emri… Önce biz değişmeliyiz, önce evlad yetiştirmeyi bilmeliyiz, kimsenin malına, namusuna el uzatmamayı öğretmeliyiz. İyi yapılan işlerinde, kötü yapılan işlerinde bizim elimizle olduğunu bilmeliyiz.

Özellikle Öğretmen olarak bizlerin ve imamlarımızın bu hayattaki sorumluluğu herkesten daha fazladır. Ve insan yetiştiren bu mesleklerin mensupları, nesil yetiştirmeye dikkat etmeli, ebebeynler anne ve babalar ise, nesillerin yetişmesi için, kol kanat germeli. Bu noktada sorumlulara yardım etmelidir. İşte toplumsal olarak, bu bilinci yakaladığımız zaman kazanacağız, Adaletle hükmeder hale geleceğiz. Belki bugünlerde sıkıntılı süreçler geçireceğiz amma nesil yetiştirirsek, ADALETLİ ADAMLARI sahaya sürmeye devam edersek, daha güzel günleri yakalayacağız İNŞAALLAH.

O zaman kulak verelim, dikkat kesilelim Rahmanın ayetlerine,

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

Ayetteki ilk emir, namaz gibi oruç gibi ADALETLE hükmetme emri… Mümin sadece namaz kılmaz, adaletle de hükmeder…

Her Cuma hutbesinde İmamın dillendirdiği hakikat,

Her hafta dillendiriyor diye çok yapılan değil,

Aksine atlanılan, uygulanması için ikaz edilen, bir Hakikattir ADALET,

Bırak başkalarını sen nerdesin Azizim!!!

Adaletin timsali misin? bunu anlat bana, bırak kendini temize çıkarmayı ey nefsim, ey kardeşim…

ALLAH Celle Celalühü’ nün 99 Esmasından; El ADL, El MUKSİT, Adil O dur, Adaletle Hükmeden O dur.

Rabbinin yolunda yürüyen şaşmaz yıkılmaz; verilen görevi, insanllığını, kulluğunu Adaletle yerine getirir.

Yine Nisa Suresi 40. Ayeti Celilede:

Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

Kafir bile olsa dünyada çalıştığının karşılığı vardır, kim çalışıyorsa mücadele ediyorsa o emeğinin karşılığı vardır, ister rahmet ister zillet… Dünya da böyledir. Ahirette ise çalışma değil iyiye çalışmanın hayra teşvikin mükafatı vardır. Kötününde karşılığı cezadır, ALLAH adildir uyarıyor!!!

ADALET olmadan çirkinlikler, azgınlıklar, hayasızlıklar… günaha kirliliğe dair her ne varsa, adalet tesis edilmeden o toplum temizlenmez, adalet ne kadarsa o toplum, o kadar temizdir.

Bizler toplum olarak, bireysel olarak hayatımızda Adaletli davranmayı şiar edinebiliyor muyuz?

Anne Babamız ile Eşlerimizin arasında, evladlarımız, akrablarımız, komşularımız arasında, kardeşlerimiz arasında, emrimiz altındakiler arasında ne kadar Adaletle hükmedebiliyoruz?

Daha ötesi düşmanımıza dahi adaletle yaklaşabiliyor muyuz?

İşte düşmanına dahi adaletle yaklaşan Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem,

O ki Yahudiler bir Annemizin başörtüsüne saldırdığı vakit, o Yahudilere harb ilan etmiş olmasına rağmen,

Bir gün yanından bir cenaze geçerken ayağa kalkmıştı, Sahabe Efendilerimiz  kendisine bunun bir yahudi cenazesi olduğunu söyleyince sahabelere:

Bu da bir insan değil mi? diye buyurmuştu.(Müslim-Cenaiz,78)İnsana gereken değeri vermek buydu ve bu adaletin gereğiydi.

Yine Adaletiyle gönülleri fetheden, heybetiyle dünyayı titreten, herkese hakkını veren Hz. Ömer Adaleti, Kur’an ahlakının gereği olarak, herkese eşit davranmış; soyluluk, zenginlik, akrabalık, makam gibi unsurların adaleti engellemesine kesinlikle izin vermemiştir. Bu Hususta O’nun yanında asla Efendi ve köle arasında fark olmamıştır.

Suriye’de Gassani Hükümdarı Cebele Müslüman olmuş, Hazreti Ömer de bunun Müslüman oluşundan memnun kalmıştı. İyi bir törenle Medine’ye gelmişti, bu sırada Hacca gelmiş olan yüzlerce köleden birisi yanlışlıkla elbesesine basmış, Hükümdar Cebele dayanamamış köleye bir yumruk sallamış ve zavallının burnunu kırmıştır, köle ise bu durum üzerine Hz. Ömer’e şikayete gelmiştir.

Hz. Ömer Cebeleyi hemen sorguya çekince, Hükümdar Cebele:

Köle, eteğime bastı. Saygısızlık gösterdi. Ziyaret yeri olmasaydı, başını kılıçla ikiye ayıracaktım,deyince Hz.Ömer:

“Sen suçunu itiraf ettin, Şimdi, onu memnun etmeye çalış! Yoksa aynı muameleyi sana yapmasını emredeceğim, dedi. Cebele şaşırdı ve:

“Ya Emir! Bu nasıl olur? Ben hükümdarım. O, âdi bir köle değil mi?”Hz. Ömer:

Müslümanlıkta hükümdarlık, kölelik yok. Eşitlik var. Bir Müslüman diğerlerinden ancak takva ile ayrılır. Buyurdu, işte Mümin Adaleti, Hz. Ömer Adaleti…

Bu mesele Namazımızdan orucumuzdan zekatımızdan az önemli bir mesele değildir.

            “ ADALET TOPLUMUN ŞAH DAMARIDIR.” Ve bu önemle karşımızda durmalı, bu önemle yaşanmalıdır.

             Haftaya görüşebilmek ümidiyle ALLAH’a emanet olunuz.



740 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları