• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Büyüksaat-Gazetesi-102221029841622/?ref=tn_tnmn
  • https://twitter.com/bfyildirim





                








Ümre Döviz ve Altın  A.Ş.
Çoşkun Niziplioğlu
Son Fiyatı Bizden 
 Öğrenebilirsiniz
   0322 352 53 30
   0322 352 53 31

  





Nurettin AYDIN

Nurettin AYDIN
nurettinaydin47@hotmail.com
Medeniyetler Çatışması “Müslümanlar ve Batı”
05/08/2017
İslam dünyası içerisinde bulunduğu durumdan tekrardan “altın çağ’a” çıkmak istemektedir. Laboratuar ortamında oluşturulan terör örgütlerin Dünya’nın değişik bölgelerinde başlattığı terör eylemleri ile pazarlamalarının dünya medyası ile yapılan örgütler milyon dolarlarla yapılamayan reklamlar bu örgütlerle iki bomba ile yapılmaktadır. İslamafobi’yi zirve yapıp bir zamanlar Yahudilerin yediği sarı Davut mührünü vurarak her Müslüman potansiyel terörist olarak görme projesidir. Bu proje kapsamın da verilen sübliminal mesajlarında haberlerde spotlarda Müslüman teröristtir imajı verilmeye çalışılıyor. Sevgi, Rahmet, Mağfiret ve hoşgörü dini olan İslam eli kanlı bir örgütler ile özdeşleştirilmesi ve Allah’u Ekber diyerek insan öldürmeyi meşru gören örgütlerle akıl sınırlarını zorlamaktadır. Selefi anlayışın fikri ve fiili tezahürleri, tüm İslam dünyasının imajını yerle bir ediyor. Olayları iyi analiz ettiğimiz de aklımıza Amerikalı siyaset bilimci Samuel Huntington, 1993 yılında kaleme aldığı “Medeniyetler” başlıklı makalesinde, Soğuk Savaş sonrasında ideolojilerin sona erdiğini ve artık çatışmaların medeniyetler arasında olacağını iddia etmişti. Huntington'ın tezi, bütün dünyada ilgi topladı. Ancak medeniyetler çatışmasının taraflarını ilk tespit eden isim, Amerikalı tarihçi Bernard Lewis olarak kayıtlara geçti. İslam dünyasını çok yakından tanıyan ve İslam dünyası üzerine araştırmaları olan Lewis, 1980’lerde yükselen Selefi-radikal akımları göz önüne alarak 1990'da yayımladığı ve "Müslümanların Öfkesinin Kökenleri" başlığını verdiği makalesinde, Müslümanların Batı'ya karşı olan nefretinin yükseldiği bir döneme girdiğimizi belirtmişti. Yani Huntington henüz teorisini kurmadan önce Lewis, medeniyetler arası çatışmanın kimler arasında yaşanacağının cevabını 'Müslümanlar ve Batı' şeklinde vermişti. Taraflarından birini Batı’nın teşkil edeceği çatışmaya tabiatıyla bir de "öteki" lazımdı ve bu öteki, İslam dünyasının büyük kısmını meydana getiren mutedil Müslümanlar olamazdı. İşte bugünlerde Ortadoğu’da sürekli gündeme gelen Selefi akımlar, medeniyetler çatışması tezi için mükemmel bir karşı taraf oluşturacaktı. Zira bu akımlar, Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından tepki ile karşılanmakta ve Müslüman imajını bozdukları için kendilerine karşı mesafeli durulmaktadır. Batı içinse selefi akım biçilmiş kaftandı. Batı işgal ettiği yerleri yakıp, yıkıp ve yağmalayacak ardından selefi gruplar bunun intikamını almak için halkı etrafında toplayıp örgütleyerek ve intikam yeminleri edilecekti. Afganistan’ın önce Sovyetler Birliği ardından ABD tarafından işgali, Irak'ta Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra istikrarın bir türlü sağlanamaması ve Nuri Maliki yönetiminin Sünnileri dışlayan anlayışı ve Haşdi Şabinin Sünnilere karşı acımasızca davranışları sünni toplumun sistematik olarak maruz kaldığı zulümler. Suriye’deki azınlık yönetiminin bertaraf edilememesi ve Irak-Suriye sınırının yok olması, Mısır'da Muhammed Mursi yönetimin darbeyle devrilmesi, Yemen ve Afrika’daki istikrarsızlık… Uzak Doğu Asya’daki Zulüm ve işkenceler Petrol olmayan yerlerde batı medeniyeti ve adaleti susmayı seçmesi. Yaşanan bu gelişmeler İslam dünyasında radikal örgütlerin zemin bulmasına, Osmanlı geleneğinde güçlü olan ve Selefiler tarafından hurafe-bid’at ve pasifist hareketler olarak görülen tasavvufi anlayışın daha da gerilemesine yol açtı. Birkaç aşamalı olan bu plan İran ve Suud eliyle mezhepler savaşı ve ikinci cephe olan binlerce kilometre uzaktan gelen sömürü güçleri. Türkiye’nin bunlara karşı takınması gerekenler ise Ehlisünnet omurgaya sahip çıkılmalı iskeletin güçlendirilmesi yapılmalı çünkü gün be gün medeniyetler çatışmasının içine sürüklenen Müslümanlar bilmelidir ki bu savaşın kazananı olmayacaktır. Yine ezilen öldürülen Müslümanlar ve insanlık olacaktır. Bu hak ile batılın. Habil ile kabilin H.z İbrahım ve Nemrutun H.z Musa ile Fravunun Hz.Muhammed ve müşriklerin H.z Hüseyin ve yezidin Olimpos ve Hira dağının çocukların savaşıdır. Onlar istemeseler de tüm teknolojilerini toplasalar da Allah nurunu tamamlayacak ve “EY KÂFİRLER KİNİNİZDEN GEBERİN” denilecek.


485 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları