Reklam
Battal ASLAN

Battal ASLAN


Ya Bulacağız Ya Yok Olacağız!

04 Haziran 2021 - 01:28



Canım efendim, ilim devamlı, ne nasıl, niye? Türünden sorular sorar, varlığını da bu sorulara borçludur. İnsanda kâinatı merak ettiği kadar kendi varlığını da merak eder. Ancak kendisine bir değer biçmeden önce kâinata değer biçer. Burada iki ana ekol vardır. Biri kâinatın rastlantılar sonunda oluştuğu. Diğeri bir yaratıcı güç tarafından, varlığın var edildiği fikridir. Kısaca doğanın vade tüm kâinatın kendi evrimiyle oluştuğu veya bir yaratıcı tarafından yüksek ilim kullanılarak oluşturulduğu.

İnsan burada bütünden bireye iner. Doğrudur da. Bütünü bir şekilde tarif ederse, kendisini ifade etmesi de kolaylaşacak tır. Mesele; "İnsan evrimleşmiş bir hayvandır" diyecek. Ancak buraya gelmeden önce, tüm kâinatın kör bir rastlantı sonucu meydana geldiğine inanmalıdır. Ya da İnsan; "eşref-i mahlûkattır" diyecek. Bunu diye bilmesi; insanı, yücelterek tarif edebilmesi, bir yaratıcı varlığa inanmayı gerektirir. Bu inanca göre tüm alem yaratıcın eseridir. İçerisindeki sırlar yani ilimde onun ilmidir. İnsan ilmi yaratmıyor, kaybı buluyor. Allah ilmi yaratıyor, insanda bu kaybı buluyor. Burada bir kör nokta var. Pozitif ilim bir olayın nedenine, nasılına vakıf olduğunda "buldum buldum "şımarıklığına düşüyor. O ilimden bir eşya veya bir silah yapıyor. Geri dönüp bunu "ben yaptım" hatta yarattım diyor.  Maddenin içinde bir enerji gizli, ancak atomlarını parçaladığınızda ortaya çıkıyor. Uranyumu atomlarını parçaladınız ve atom silahını buldunuz. Maddeye o var olan enerjiyi siz vermediniz siz bir kaybı buldunuz. Tabi ki ilim insanın üzerine vaciptir. İlim insanlık için saygın bir uğraştır. Birileri kaybı bulduğunda yaratıcıyı bir adım daha yakından görür. Diğeri bir kaybı bulduğunda... Yaratıcıdan bir adım daha uzaklaşır... Başladıkları kafa aynı değil ki,  sonuçları da aynı olsun. Bir ne büyüksün Allah'ım ne güzel yaratmışsın derken... Diğeri "işte bir gizemi daha çözdüm. Hikmet aramaya ne gerek var, hikmet eşyanın içindedir" der... Oraya kadar gelirde; madde bunca gizemi tesadüfen nasıl kendi içine sığdırır demez, üstelik kendisi o olayı bin bir karmaşık formülle izah eder.

Müslümanın üzerine farz olanı Müslüman bulamaz da, zerre merhamet taşımayan İnsana kutsal bir paya vermeyen onu kör bir tesadüfün sonuç un da evrimleşen bir solucan a denk gören bir anlayışın merhametine terk ederse oda seni Kudüs de olduğu gibi bir haşere gibi görür, çoluk çocuk demeden öldürür. Bütün dünyayı kaynar kazana koyup kaynatan ABD insan hakları savunucusu olur, seni suçlar. Atom silah kullanıp şehirler yerle bir ederler, sonrada soy kırımından bahsederler. Onları bu küstahlığa sürükleyen silaha dönüştürdükleri kör ilimleridir. Ya bu ilmi körlükten kurtaracağız ve asıl sahibine kavuşturacağız ya da yok olacağız...

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum