Reklam
Dr. Memet Zeki UYANIK

Dr. Memet Zeki UYANIK

[email protected]

Malı Temizleyen İbadet… Zekât 

19 Nisan 2021 - 15:33

Toplumun huzur ve saadetine büyük önem veren dinimiz, bunu gerçekleştirmek için bir takım tedbirler getirmiştir. Bu tedbirlerin başında da zekât ibadeti gelmektedir. İslam, zekâtı farz kılarak zenginlerin mallarının belirli bir miktarını, her yıl fakirlere vermelerini istemiştir. Hatta zekâtı fakirlerin zenginlerden alacağı bir hak olarak kabul etmektedir.“Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.”(Zâriyât, 51/19.) Söz konusu bu ayetten de anlaşılacağı gibi zekât vermek, kişinin kendisine bırakılmış bir yardım değildir. Bilakis fakirin hakkı ve zenginin yerine getirmesi gereken mecburi bir görevdir.

Zekât, İslam’ın beş erkânı arasında yer alması ve Kur’an’ın birçok yerinde namaz ile birlikte zikredilmesi onun İslam’da ne kadar önemli bir ibadet olduğunu göstermektedir.
 Sosyal bir yardımlaşma olan zekâtın dinin beş temelinden biri olması İslam’da sosyal adalete verilen önemin de bir kanıtıdır.

 Zenginlerin fakirleri gözetmesini tavsiye eden dinimiz, zenginlere zekât yükümlülüğünü getirmekle de bu yardımlaşmayı sistemleştirmiştir.

 Kur’an-ı Kerim zekât vermeyi, müminlerin, iyi ve muttaki kulların vasıflarından saymıştır. Ayrıca Allah, kurtuluşa erecek müminlerin bir özelliğinin de zekâtlarını vermeleri olduğunu Kur’an’da haber vermektir: 
 “İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verenler… dir.” (Bakara, 2/177.)

Kur’an’da, zekât veren zenginin Allah’ın geniş rahmetine erişeceği müjdelenmektedir. “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Ben onu, sakınan, zekât veren ve ayetlerine iman edenlere has olmak üzere tespit edeceğim.” (A’râf, 7/156.) Bütün bu ayetler zekâtın ne büyük önem taşıdığının açık delilleridir.

Zekâtın ayrıca şöyle sıralanacak önemi vardır: 
-Zekât, Allah’ın verdiği servete bir teşekkürdür. Namaz, oruç gibi bedeni ibadetler, Allah’ın ihsan ettiği vücut sıhhat ve selametin şükrüdür. Zekât gibi gönüllü ödemeler de mal nimetinin şükrüdür.

İnsan, küçük bir ikramının gördüğü kesmeye karşılık vermek için vesile ararken, sayılamayacak kadar nimetlerine eriştiği yaratıcının şükretmeyecekte ne yapacak? Tabi ki şükredecek şükrettiği zamanda Allah onun malını da kat kat artırır.“Eğer şükrederseniz elbette size nimetlerini artırırım.” (İbrahim, 14/7.) ayeti de bunu vurgulamaktadır.
-Zekât malı temizler:
Zekât hem malı hem de mal sahibinin gönlünü temizler. Çünkü zekât, malı temizleme fonksiyonu görmektedir. “Ey Muhammed, servet sahiplerinin mallarından zekât al; Zekât; onların mallarını temizler, vicdanları arıtır.” (Tevbe, 9/103.)
-Zekât malın bereketlenip çoğalmasını sağlar:
Malların zekâtını seve seve verenlerin ve yoksullara yardım edenlerin mallarının arttığı bilinen bir gerçektir. Zekâtı verilen mal da azalmaz bilakis azalır gibi görünse de gerçekte çoğalmakta ve artmaktadır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Siz Allah için verirseniz, Allah onun yerine daha iyisini verir.” (Sebe, 34/39.)
Dolayısıyla insan zekât ibadeti ile mala ve dünyaya olan hırsına ve tamahına bir dizgin vurmuş olur. Sevap defterine de kat kat sevaplar yazdırmaktadır.
Yüce Mevla, bizi malını zekât yolu ile temizleyen kullarından eylesin…

Bu yazı 105 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum