Reklam
Fazlı KORKMAZ

Fazlı KORKMAZ

[email protected]

MISIR 'A YÜRÜYÜŞ 

04 Nisan 2021 - 19:15



     Allah, Musa as'a, git o zalimler topluluğuna diyor. 
       O, asrın süper güçlerinden biri.. 
      Mısır Kralı Firavuna ve erkanına git diyor.            
     Çünkü o bulunduğu yerde çok azdı, insanları guruplara ayırarak bir kısmına acımaz oldu.
      Onların oğullarını kesiyor, kızlarını sağ bırakıyor oldu, onlar bu azaptan vazgeçmeyecekler...     
      Onlara söyle ; gücüne fazla güvenmesin. 
         (Taha 24 )

      Mısır'da Yakuboğulları Yusuf as dan sonra çoğaldılar, geniş topraklara sahip oldular.
      Sonraki asırlarda zalim Firavun ve erkan'ı (çevresindeki; vezirleri, kahinleri, komutanları ve danışmanlarından oluşan parlamentosu) İsrailoğullarını Mısır'da siyasi ve ekonomik sebeplerle tehlikeli görmeye başladılar.   
    
     Zamanla İsrailoğulları müstazaf duruma düştüler, geri ve ağır işlerde istihdam edilir oldular, itildiler kakıldılar.
       
       Aynı soydan gelen Musa as, yıllarca ezilen kavmini bu alçaltıcı durumdan kurtarmak için, Allah'ın emrine uyarak Firavun hükümetinden serbest bırakılmasını, kendisiyle beraber eski yurtlarına götürülmesini istediler.

        Allah, Musa as'ı  Firavun hükümeti'ne karşı bir elçi olarak gönderiyor. 
   Fakat Musa as: 
           Rabbim! beni yalanlamalarından korkarım,  benim gönlüm daralıyor, dilim tutuluyor diyor. 

       Kardeşi Harun'u kendisine yardımcı olmasını istiyor. Çünkü onlara karşı benim yaptığım bir hatam var bir Kıptıyi öldürdüm diyor.
     Böylece Allah'tan  himaye istiyor. 
      Zira ayet, içinde suçluluk psikolojisi olanın gönlünün daralacağını, dilinin tutulacağını hatırlatıyor. 
  
     Hemen yanı başında da inanıyorsanız -  haklıysanız siz üstünsünüz uyarısıyla moral katıyor.
 
   Allah, Ey Musa! Haydi istediğin verildi, gevşek davranma, vahye kulak ver, hemen git o zalime.
     Karşısında dik dur, cesur'ane davran, korkma Bana güven, Ben seninleyim görür gözetirim.
       Sen onlara ASÂ ile korku sal, onlar canlarının derdine düşsünler.
       ( Kasas 35 )

     Bu tedbirlerle Musa' as ın kalbi kuvvet buluyor, artık Musa as da düşman korkusu kalmıyor - unutturuluyor gözü kara oluyor ve  Allah'tan başkasını görmüyor.

      Allah, Musa as ve Harun as ı  Mısır'ın Feth'ine sihirli iki mucize - KUDRET ELİ' yle gönderiyor.

    Musa as bir peygamber olarak yola düşüyor, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak, insanları kula kul olmaktan kurtarmak için gidiyor.
     
     Gidiniz, o azgın Firavuna, yumuşak  yumuşak söyleyiniz, ola ki imana gelir diyor..
     
    Biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz  doğruyu söylemek bizim üzerimize haktır, biz kendi fikrimizi değil, Rabbinizin sözünü size iletiyoruz. 

    Size Rabbinizden mucizelerle geldik, inanmazsan ispat'a hazırız. Eğer imâna bir meylin varsa seni Rabbin'e ulaşmana İrşad ederiz.
      Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder. 
(Taha 47 - )
(Naziat 17 -18 )

     Selam İslam'a tâbi olanlara olsun diyor.
    Ben sizin Yüce Rabbinizim diyen Firavun, Musa as a alaylı bir şekilde Rabbin de kimmiş? diyor.
     
    Musa as, benim Rabb'im her şeyi yaratan ve yol gösterendir, ( kanun koyan)dır.

    Musa as ın mantıklı cevapları karşısında kendini dinleyen adamları ola ki, Musa as a inanırlar, kanarlar korkusuyla, Musa as ı küçümseyerek -  garipseyerek alaylı olarak :    
       Ben seni çocukken büyütmedimmi? 
       Seninle bir müddet yaşamadıkmı? 
        Sonunda sen bizden bir adam öldürüpte kaçmadın mı ?   diyerek Musa as ı kınar, ve de sen Nankörsün der.
       ( Araf 172 ) 

     Musa as da, ona senin yaptığın İsrailoğullarını kul köle yaptığının karşılığıdır, bir lütuf, bir İhsan değildir karşılığını verir. 
       ( Şuara 22)

       Firavun'un adamları Musa as a tavır alırlar, Sen bir yalancısın, Sen bütün İlahları tek bir ilah yapmak istiyorsun?  Şaşılacak şey diyerek Musa as ı protesto ederler. 
     
     Firavun, o ki Sen, bir mucize ile geldim diyorsun,  getirde görelim bakalım O neymiş? diyerek alelade bir istekte bulunur, yoksa şarta bağlaması onun telaşını gösterir. 
       
          Bunun üzerine Musa as akıllara durgunluk veren ASÂ sını Firavun'un önüne kor. 
   Bir de  ne görsün! ÂSA koskoca bir yılan, aşikar bir ejderha olur.
    Böylece Kudret eli firavunu şaşkına çevirir.     
   ÂSA süratlice Firavun'a koşar, korkudan firavun tahtından fırlar, saçları bembeyaz olur.
( İlk saç boyatan da Firavun olur.) 

   Firavun, Musa  as a yalvarır, sana inanacağım, tut onu tut! diye bağırır. Musa as da tutunca,  eski halini alır.     
     Bu korku Firavuna tesir ettiği için Musa as ı serbest bırakır. Öldürmeye kalkışmaz.

 Bir ara,  Ya Musa!  
   Dahası da var mı?  diye sorduğunda, Musa  as bu sefer el mucizesini gösterir. 
     Bu harika (mucize) karşısında sevinir, fakat etrafındakiler ondan fazla Firavunlaşırlar, onları şüpheye düşürmek için bazı şeyleri örtbas eder.

    Halkına üç şüpheyi ortaya atar: 
1- Şüphesiz ki bu Musa maharetli bir sihirbazdır, der.
 2 -  Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak ister diyerek, Ona inanmalarının önüne geçer.

 3 - Şimdi buna ne yapalım? Ne tavsiye edersiniz,? Ne dersiniz?
      
Adamları da: 
      Onu ve kardeşini bir yere alıkoyalım.
        Etraftaki sihirbazları toplayıp bir yarış  yapalım da, Musa'nın maharetini su yüzüne çıkaralım derler.

     Bu arada şöyle bir takım sorular aklımıza gelir: 
     Allah, neden böyle bir inkârcı ya Musa as ı gönderir?  
      Hem de yumuşak, yumuşak üslupla ona konuşmasını emreyler? 
       Acaba bunun hikmeti ne ola?

  Cevap olarak deriz ki:    
    1- Allah, bir uyarıcı göndermediği kulunu sorumlu tutmaz. Musa as ise Firavuna bir davetçi  olarak gitmişti.

 2 - Allah, her bir kulunun iman etmesini umar -  ister. Umula ki  Firavunun kalbi yumuşar da imana gelir. Gelip gelmemesi ise kişiyi bağlar. 

3 -  Malum yumuşak üslup bir fayda sağlar, ama sert üslup ise fayda sağlamaz.

 4 - Yumuşak üslup intikamı sağlatmaz, sert üslup ise azgınlaştırır -  azgınlığını artırır.

 5 - Firavun Musa as ı  kucağında büyüttüğü için, bir nevi babalık hukukunu gözetmiştir. ( İbrahim as ın misali gibi) 

6 - Ümmeti -  Muhammed'e  bir ders olsun. Çünkü doğru yöntem yumuşaklıktır.    
     
      Karşımızdaki en azından Firavun değil biz de haklılıkta Musa kadar haklı değiliz. 

Fazlı Korkmaz

Bu yazı 108 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum