Feyzullah AKDAĞ

Feyzullah AKDAĞ

İnsan ve Aile

SAĞLIKLI CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ İÇİN ANNE BABALARA TAVSİYELER

12 Temmuz 2021 - 21:21

  1. Biyolojik temelli olan farklılıkların, yaratan tarafından bizlere mesaj olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Bu farklılıklar, erkeğin erkek; dişinin de dişi olarak yetişmesi gerektiğini bize ihtar eden en önemli mesajlardandır. Bu madde bizim temel çıkış noktamız olmalıdır.
  2. Bebeğiniz dünyaya geldiği andan itibaren cinsiyeti neyse o şekilde hitap edin. “Canım kızım ya da canım oğlum” şeklinde bir hitap doğru bir hitaptır. “Aşkım, hayatım” gibi daha çok yetişkinlere yönelik olan ve cinsiyet belirtmeyen hitap şeklinden sakınmanız faydalı olacaktır. Hitap konusu iki yaşına kadar ciddi bir problem oluşturmaz. Ancak ilerisi için hazırlık olması açısından ebeveyne yardımcı olur.
  3. Çocuğun giyimi konusunda sınırlarımız net olmalıdır. Neyi giydireceğiniz kadar neyi giydirmeyeceğinizi de netleştirmeniz gerekir. Erkek çocuklara erkek renkleri; kız çocuklarına da kız renkleri olarak kabul görmüş renkleri giydirmeye en azından 2 ila 12 yaş aralığında dikkat edin.
  4. Erkek çocukların sünnet operasyonlarının 0-2 yaş aralığında yapılması daha uygun olur. Henüz cinsiyetle ilgili belli bir algısı olmayan çocukta sünnetin herhangi bir travmaya neden olma ihtimali yok denilecek kadar az olur.
  5. 2-6 yaş aralığında çocuk, artık cinsiyetin cinsel organla bağlantısının farkına varmıştır. Bu yeni keşfi sırasında sünnet yapılan çocukta erkekliğinin bittiğine (hadım etme) dair bir korku ve travma olabilir. Bu da sağlıklı cinsiyet gelişimi açısından bir problemdir.
  6. 0-2 yaş aralığında herhangi bir sebepten dolayı sünnet yapılamamışsa sünnetin, cinsiyet özdeşiminin ve algısının daha kökleşmiş olduğu 6 yaş sonrasına bırakılması daha uygun olur.
  7. Sünnet merasimlerinin şatafatlı düğünler şeklinde yapılması, bunu gören kız çocuklarının kendilerini hakir görmesine ve erkekleri üstün varlıklar olarak zannetmesine neden olabilir. Hakeza şatafatlı sünnet düğünü yapılan erkek çocuğu da kendini ve cinsel organını üstün görmeye başlayabilir. Mümkün mertebe sade törenler yapılması daha doğru olacaktır.
  8. Çocuk büyürken ebeveynin verdiği açık/kapalı mesajlar çok önemlidir. “Kadınlar böyle üstündür, Erkekler şöyle üstündür” gibi sözler, davranışlar yanlıştır. Cinsiyetlerin kıyaslaması yapılmamalıdır. Çocuğa verilmesi gereken mesaj, kadın ve erkeğin dünyada birbirlerine yardım ederek yaşayan insanlar oldukları olmalıdır.
  9. Özellikle 2-6 yaş aralığında kız çocuğu annesiyle; erkek çocuğu da babasıyla daha çok vakit geçirmelidir onunla cinsel rollere uygun etkinlikler yapmalıdır. Anne ya da baba bir sebeple yoksa onların yerine güvenilir, yetişkin hemcinsleri de ilgilenebilir.
  10. Şaka niyetiyle de olsa çocuklara karşıt cinsiyetin kıyafetleri ya da aksesuarları giydirilmemelidir. Giydiği anda gördüğü ilgi, çocuğu bu kıyafetleri tekrar tekrar giymeye sevk edebilir. Bu da yanlış bir özdeşime kapı açar.
  11. 2-6 yaş aralığı çocuklarda üstünlük yarışı vardır. Erkeklerin üstünlüğü-kızların üstünlüğü konusu başta olmak üzere birçok konuda ebeveynlerini hakem tutarak iddialarında haklı çıkmaya çalışırlar. Ebeveynlerin her daim vermeleri gereken mesaj, üstünlüğün iyi birer insan olmakla ilgili olduğu olmalıdır.
  12. Babaların, erkek evlatlarıyla güreş, karate gibi sporlar yapması çocuğun özellikle erkeklik rollerine hazırlığı açısından büyük fayda sağlayacaktır.
  13. Annenin, kızına yemek yapmak, ev temizlemek gibi kadınsı işlerde yaşına uygun görevler vermesi; babanın da oğluna tamir, bahçe işleri gibi erkeksi işlerde yaşına uygun görevler vermesi çok faydalı olacaktır.
  14. Çocuklarımıza öyle mesajlar vermeliyiz ki zihinlerindeki tasavvur şöyle olmalı: “Hayat müşterektir ve bu müşterek hayatta kadınlar kendi ustalık alanında erkeklerde kendi ustalık alanında birbirlerine yardım ederek yaşarlar. Kadının yaptığı herhangi bir iş erkeğinkinden üstün olmadığı gibi erkeğin yaptığı işler de kadınlarınkinden üstün değildir. Tüm işler hayatı daha güzel yaşamak için yapılan bir iş bölümü ve dayanışmadır.”
  15. Bununla beraber arada sırada erkek evlat babanın, eşine ev işlerinde yardım ettiğini de görmelidir. Bu durumun tersi kız evlat için de geçerlidir. Bu sayede çocuklar her ne kadar iş bölümü varsa da bu durumun, karşıt cinsiyetlerin birbirine yardım etmeyeceği anlamına gelmediğini idrak eder. Bu sayede evden uzak kalacakları üniversite hayatı gibi zorunlu ayrılıklara da hazırlanmış olurlar.
Tavsiyelerimiz, elbette daha da çeşitlendirilebilir ancak en önemlilerini ve gözlemlerimize göre en ihmal edilenlerini sizler için yazdık. Unutmayın huzur için tüm bir aile birlikteliği kilit roldeyken cinsel özdeşim için aynı cins ebeveynin yakın ilgisi kilit roldedir. Aynı anda her iki konuda da dengeyi sağlamak gerekir.
Feyzullah AKDAĞ (Psikoterapist / Psikolojik Danışman)

Bu yazı 113 defa okunmuştur.