İsmail NERİMANOĞLU

İsmail NERİMANOĞLU


Aşı Safsatası

15 Haziran 2021 - 00:51

Distopik bir süreç yaşıyoruz. Herkes kendi hikâyesinde 7 gün içinde ölecek. Sonumuz nasıl olacak, külli iradenin dışında sonumuzu kim hazırladığını sanıyor? Birilerinin cüzi iradesi birilerinin külli iradesine mi denk geliyor? Deisti, ateisti, dindarı, liberali, komünisti, kapitalisti her kafadan bir ses ve daha doğrusu kafalar çatlamış bir şeyler sızıyor.

İkinci yılını doldurmak üzere olan Kovid19 salgını aşının bulunmasıyla mutasyonu da ortaya çıktı. Aşı dünya genelinde uygulanmaya başlayınca başka salgınlar peydah oldu.

Toplumda gördüğüm/duyduğum sunî bir hastalık olduğu kanısı ve bunu Dünya Sağlık Örgütü dâhil ülkelerin sağlık bakanlıkları gerçekliği üzerinde duramaması da düşündürücü.

Aşıyı bulacak ülkeye salgının ilk günleri farklı platformlarda dikkat çekmiştim. Ülke değil ülkeler buldu. Hem de BM daimi beş ülkesi bünyesinde şirketler bulmuştu. Ne kadar ilginç değil mi? Dünyanın zekileri buralara toplanmış. İddia ediyorum aşı dünya genelinde belli seviyede uygulandığında diğer ülkelerden aşı sonuçları duyacağız. Fikrim o ki Türkiye aşı çalışmasında belli seviyeye geldi lakin kullanması için zamana ihtiyacı var. Nedir o zaman? Mesela Türkiye’de nüfusun yarısından fazlasına aşı yapılmış olur ve Türkiye’nin aşı çalışmasının semeresi de gün yüzüne çıkacak.

Dünya Sağlık Örgütünün tanıdığı aşıları ülkeler kendi idari düzenlemesine göre kabul edip etmeme gibi inisiyatifini ortaya seriyor. Bazı ülkeler bazı aşıları kabul ediyor bazılarını kabul etmiyor. Bazı ülkeler aşı olmanız yetmez diyor son 72 saat içinde ayrıca test yaptırmış olmanızı istiyor. Madem normalleşiyoruz Suud hükümeti hac farizası için gidecek hacı adaylarını neden kabul etmedi ve kendi vatandaşının hac yapabileceğinin açıklamasını yaptı? Aşı olmak etkili ve güvenliydi değil mi? Ülkeler bu haberlere göre açık hava denek alanları gibi… Ülkelerin aşıya karşı tutumu aşıya dair güven hissini de yok etmeye aday duruyor.

Aşının uygulanabilirlik süresi görülmeden tatbik edilmesi yan etkilerinin daha netlik kazanmadan aşı aşıdır mantığı hangi tıp fakültesi mezununu ikna eder veya edebilir? Türkiye’de muhalefetin salgının bilgilendirilmesiyle ilgili –bana mantıklı gelmese de- olur olmaz açıklamalar yapması, süreci sağlıklı bulmadığın söylemesi aklıma gelince aşıyla alakalı hiçbir beyanatlarına rastlamadım. Aşı yok gibi benzeri sözler söylediler ama aşı hakkında çıkan spekülasyonları gündeme getirmediler. Lakin aşının gelme süreci dâhil salgının varlığının hissedildiği süreçte olmadık spekülasyonları gündeme taşıdılar. Aşıyla ilgili iddia edilenleri konuşmadılar.

Aşıları satan firmaların mesuliyet almadıkları konuşuluyor. Bununla alakalı Sağlık Bakanı Koca bir açıklama yapmadı. Muhalefet ise üzerine gitmedi. Aşıdan dolayı kalp krizi geçiren veya hastalanan ya da tedavi olan kim veya kimler var? Halk nezdinde bu sorular cevap beklerken salgının yoğun olduğu günlerde ölü sayıları gerçeği yansıtmıyor diyen muhalefet aşı konuda çok sessiz olması manidar değil mi?

Aşıyla ilgili söylenenler safsata mı, gerçek mi bunu zaman gösterecek. Aşıya karşı devletlerin güvensiz tavrı aşı yaptırmak istemeyenleri haklı çıkardığını düşünebiliriz. Hiçbir devlet halkının mağdur olmasını istemez. Salgının sunî bir hastalık olarak cereyan etmesi fikri aşıyı şaibeli kılıyor. Bu süreçte devletler durumu nasıl yönetecek hep birlikte göreceğiz. Ümidim o ki Türkiye’nin süreci daha sağlıklı yöneterek aşıyla ilgili kontrolü ele geçirmesidir.
 

Bu yazı 1237 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum