Muhammet YILDIRIM

Muhammet YILDIRIM

Bir Yudum Nefes

İnanıyorsan,  Başarırsın.

09 Nisan 2021 - 17:40

Her ne iş yaparsak yapalım önce kendimize,  sonra  yaptığımız işe inanmalıyız. 

İnanmadığımız, hayalini kuramadığımız işten başarı beklemek imkan dahilinde değildir. 

İnanmadığın yola çıkma !

İnanmıyorsan önüne çıkan bir çakıl taşı dağ olur.

Şayet inanıyorsan önüne çıkacak koskoca dağlar çakıl taşına dönüşür.  

Başarı ancak inanan yüreklerde can bulur. 

Etrafınızda size inanmayanlar, desteklemeyenler ve hatta köstekleyenler maalesef ki  olacaktır.  Hatta en yakınınızda zannettiklerinizin ne kadar uzak olduklarını,  sevincinizin onları hüzne, üzüntülerinizin de onları sevince boğduğunu, bu vesile ile gerçek yüzlerini görme fırsatı bulacaksınız. 

Bu olumsuz manzara, sizi yoldan alıkoymaya çalışan, sahte yüzlerden kurtulmanıza vesile olacaktır. 

Aslında bu uğurda ilerlerken yaşanan her başarısızlık sizi başarıya taşıyacak bir yol olacak,  ilerlerken ayağınıza takılan bu uğursuz taşlardan kurtulmanızı  sağlayacaktır.

İlerlerken önünüze çıkan her bir engel sizi olgunlaştırır ken, ne kadar doğru yolda olduğunuzu gösterecektir. Zira hiçbir zafere pürüzsüz yollardan ilerleyemezsiniz. 

Aslında engel gibi gördükleriniz sizi ulaşmak istediğiniz noktaya hazırlayan birer derstir, o dersi veren öğretmen hükmündedir. 

O kadar okunan, söylenen sözlerden daha etkili bir öğreticidir.  

Burada asıl önemli olan başkalarının ne yaptığı değil  senin ne durumda olduğun, senin ne yaptığındır. Yaşadıklarınız ve size yaşatılanlar elbette unutulmayacak acı veren durumlardır.  O acılar sizin daha güçlü olmanızı sağlayacak, sizi hedefinize motive edecek unsurlardır.  

Her olumsuzluğu sizi motive edecek, azimlendirecek bir  fırsat gibi görüp hakkınızda olumluya çevirebilmenin yollarını bulmalı, adeta yaşananlar sizi kamçılamalıdır.

Önünüze çıkan her çakıl taşını, kendiniz için bir kilometre taşı olarak görmeli, yolda ilerlerken önünüze çıkan yön tabelaları olarak okumalısınız.  Şunu da unutmamalı o yön tabelalarının  üzerine yazılacak yazıyı yaşadıklarınızla siz yazacaksınız...

Kaoslar, problemler bazen İnsanı daha akıllı olmaya zorlar.  Bazende yeni ufuklara sizi sürükler. Sıkıntı dediğimiz belkide sadece bir ambalajdır siz özüne bakmalısınız ki,  o sıkıntının size vermek istediği mesaja, götürmek istediği sahili selamete, asıl hedefe ulaşabilesiniz.  

Bazı kapılar kapanırken, kapanan kapılara baka kalıpta açılan nice yeni kapıları görememe talihsizliğine düşmemeliyiz. 

Bilemezsin…

Nice şer gibi görünen hayırlar vardır. 

Nice hayır gibi görünen şerler vardır. 

Sabredip meselenin sonuna bakmalıyız.

Cenab-I Allah  reçeteyi vermiş var mı ötesi;

“Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.” 

Tabi ki sadece oturup sabırla beklemek değil,

Gayret etmeden sadece otur bekle… sanırım bu da hakiki müslümana yakışmayacak bir durum olsa gerek. 

Birilerinin sürekli bize yardım etmesini bekleyerek ömrümüzü geçirmemeliyiz. Kendimiz adım atmayı öğrenmeli ve kendimizden güç almalıyız. Hayallerimizi, hedeflerimizi gerçekleştirmek için adımlar atmalıyız. 

Bize yakışan tembellik değil, inançla çalışmaktır. 

Efendimiz (sav): “Hiç kimse elinin emeği ile kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir.” Buyurarak bizlere doğru olanı göstermektedir.

İnanarak yaşayabileceğimiz, manen ve madden bereketli bir Ramazan-ı Şerif geçirmeniz  temennisiyle…

 


 

Bu yazı 419 defa okunmuştur.