Reklam
Turgay BAŞBOĞA

Turgay BAŞBOĞA


Okçular Tepesi

08 Haziran 2021 - 13:40



Bilindiği gibi, Uhud Savaşı deyince, ilk önce “Okçular Tepesi” akla gelir. Savaşın kırılma noktası olan ve Müslümanlara büyük acılar yaşatan olay, okçuların yerlerini terk etmesiyle başlar. Allah Resulü (asm), çok stratejik bir tepeye elli okçu yerleştirmiş ve “Görseniz ki kuşlar cenazelerimizi kaldırıyor, yine de yerlerinizden ayrılmayacaksınız” diye tembih etmişti.
Elli kişilik sahâbî gruptan kırk kişiye yakın sahâbî “Müslümanlar gâlib geldiler, gidelim ganimetlerden bizler de pay alalım” düşüncelerine kapılarak kumandanlarının ve diğer sahâbîlerin uyarılarına aldırmayarak tepeyi terk ettiler. Geriye kalan on kişiye yakın sahâbî “Ne olursa olsun burayı terk etmeyeceğiz, çünkü Efendimiz (asm) bize böyle emretti” derler. Duruşlarını ve sadâkatlerini böylece gösterirler ve korurlar. O sırada Halid bin Velid, kaçmakta olan kuvvetlerini toplayarak o tepeden dolanıp İslâm ordusunu kuşattı ve savaşın seyri değişti. Ondan sonra da bilinen acı olaylar yaşandı.

Tevhid ve Şirk mücadelesi var oldukça, "Okçular Tepesi" hep vardı ve var olacak..

Günümüzün okçu tepeleri; El - Bâb'tır, Cerablus'tur, Afrin'dir. Libya'dır, Kıbrıs'tır, Kudüs'tür, Mekke'dir, İstanbul'dur,Urumçi'dir, Kerkük'tür...

Günümüzün okçu tepeleri; Evlerimizdir,camilerimizdir,okullarımızdır, mahellemizdir şehrimizdir, ülkemizde,İslam coğrafyasıdır...

Günümüzün okçu tepeleri; Namazdır,Zekattır,İnfaktır, Oruçtur, Hacdır, Kur'an'dır,Salih amellerdir,Emri bil maruf nehyi anil münkerdir,Cihaddır...

Önemli olan verilen söze sadakattir.Herşeyin senin olduğunu görsen veya bittim artık deyip tükendiğini hissetsen de, hatta ölsen de okçular tepesini terketme.. Ey insan.. 
Ey yürek taşıyan, ey yüce yaratıcının ruhundan üflediği nefs.. Bil ki bu sadakat davasıdır;sadakat olmazsa Hayat da olmaz Cennet te olmaz, Aşk da olmaz...

Okçular tepesinde yaşanılan hayatın her safhasında olmuştur ve olacaktır. Orayı terketmeyenler her dâim kazanmıştır ve kazanacaktır.

Terk ettiğimiz her bir tepe(mevzi)(1) bizi yenilgiye daha bir  yaklaştırıyor...
Terk ve ya ihmal edilen ibadetler(2),Terk edilen infak(3),Mahcur(terk) bırakılan Kur'an(4),,Terk edilen Salih ameller(5),Terk edilen cihad(6),Terk edilen emri bil maruf,nehyi anil mülker(7)...
Ahiret karşısında tercih ettiğimiz dünya hayatı bizi oyalayarak her geçen gün bizi eritiyor,eskitiyor,ekşitiyor,bitiriyor(8)...

“Onlar, öyle kimselerdir ki, kendilerine yeryüzünde iktidar verdiğimiz takdirde, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar.” (Hac sûresi, 41) 

OKÇULAR TEPESİ...

İndirilmedim! 
Çünkü kendi isteğimle indim
İndim emanet edilen mevzimi terk ederek
Yoktu İndiğim yerde beni çağıran
Terk ettim Ayneyn Tepesini 
Bir tane bile ok atmadan 
Yetmiş cana sebeb olacağımı
İnerken nereden bilebilirdim
Adım anılmadı bir katil olarak 
Yahudi değildim evet 
Ama bende yahudalık varmış belli ki
Öperek çarmıha yollamadım peygamberi
Ama terk ettim emanet Ayneyn Tepelerini
Peygamber yoldaşı denebilir mi bana?İhmalkâr kulaklarla dinlediğim 
Emri çiğnedim ve İndim
Tepenin kirli eteklerine 
Kan emen çöl kumlarına...
İndim nefsimi azdıran iç çekişle
Teslimiyeti boğan kasvetimle
Ganimet sevdalılarının indikleri yerden
Tamahkarlarla birlikte savaş meydanına
Toprağa  düşenlerin uzandıkları zemine
Değdikçe ayaklarım kanlar yükseldi 
Kaydı ayaklarımın altından çöl kumları
Körüm, ama karanlık benden kaçıyor,
Arada bir çehreme yansıyan karaltı
Vurulmuş arkadaşlarımdan yansıyor
Sağırım, ama iniltiler beni çağırıyor
Biçilmiş ot gibiler benim biçtiğim
Ne geçerli bir sebebi var inişimin
Ne de izahı sorumluluğu terk edişimin
Israr etti durdu şehvetim
İnişime yol açan nefsim
Belki gevşerdi hırsım
Meydanda olsaydım 
Belki saçlar taranacaktı 
Vuruşmadan sonra
Ama ben bekçisi olacağıma 
Yeminler ettiğim
Burçlarımı terkettim
Sonunda yanacağım biliyorum.
İniyor ve inliyorum
Darası alınmaz yükümün 
Nasıl da perişan, ne kadar da pişman
Kayda geçirilemez, narhı konulamaz
Resmen ve alenen usulsüzlük 
Bulduğum her mazeret delik deşik 
Payıma düşen neyse ona burun kıvırdım
Vâdeden, tamah ettiren, kışkırtıcı
Hırs püskürten, zakkum denizine daldım
Halka boynumdan geçti,
Geçti boynuma kemend
Ben kimsenin kölesi değildim
Ve fakat ilmektir boynumdaki
Kuyunun dibine inilecek kadar uzun...
Kıtal bitti, Yazık!
Yazık ki yazgımın boyası kana bulandı
Niye indim buraya ben?
Boşuna mıydı yol boyunca konuşulanlar? 
Herkesin bahanesi var, benim yok
Gafletim miras kalacak yetmiş iki fırkaya
Nerelerde kıraçlaşır
Rahminde şehitler yatan toprak
Nerelerde kıyıcı bir zehre çevrilir
Güneşin şifa diye bilinen ışıkları
Okçular tepesinden atılmayan her ok
Sadakatin yüreğine saplanır
Şehitlere yakılan ağıtlar 
Arşa yükseldiğinde melek kanatlarında
Arşı Ala'da okunur selalar...

Selametle Kalınız.


*(1) Ali İmran Suresi 121-129.Ayetler
*(2) Bakara 43.Ayet
*(3) Bakara Suresi 243. Ayet
*(4) Furkan Suresi 30.Ayet
*(5) Asr suresi
*(6) Nisa Suresi 75.Ayet
*(7) Ali İmran Suresi 104.ayet
*(8) Bakara Suresi 200. Ayet